logo

Kitap Film Uyarlaması: Moby Dick


Hazal Linda Wittgenstein
hazal.bayar1@gmail.com

Kitap: Moby Dick – Herman Mellville (1851)

Film: The Sea Beast – Millard Webb (1926)

Moby Dick – John Huston (1956)

Moby Dick – Orson Welles (2000)

2010: Moby Dick – Trey Stokes (2010)

In the Heart of the Sea – Ron Howard (2015)

Okuması zorlu kitaplar arasında sayılıyor Herman Mellville’in bu eseri. Efsanevi beyaz balina Moby Dick ve Kaptan Ahab arasındaki macerayı anlatıyor diye bilinir. Okuma zorluğu çok kalın olmasından veya sayfalar dolusu ispermeçet balinalarının anatomisinden tutun da yaşama alışkanlıklarına kadar betimlemesinden kaynaklanmıyor. Okuma zorluğu sanırım okuyucuya Kaptan Ahab gibi peşinde koştuğu mutlak gerçeği sorgulatmasından kaynaklanıyor. Herkesin mutlaka vardır hayatında içinde bir yerlere gömüp de kin beslemediğini düşünse de kinini akıttığı bir Moby Dick. Belki Ahab’a yaptığı gibi bacağımızı koparıp götürmemiştir ama içimizden bir şeyleri alıp götürdüğü kesin.
Sadece bir balina avı hikayesi olarak algılanıp dümdüz okunduğunda evet katlanılmaz sıkıcı bir hikayeye dönüşebilir fakat anlatılan mesele bir balina avının çok daha ötesinde. Bu yüzden de filme dümdüz bir şekilde uyarlanmasını çok yanlış bulduğum bir kitap. 1926’da yapılan The Sea Beast isimli sessiz film versiyonuna baktığımızda zaten kitapla uzaktan yakından alakası olmadığını görüyoruz, yine saçma sapan bir aşk hikayesine dönüştürülmüş. Öyle araya kitaptan sayfalar koymakla uyarlama yapılmıyor dostum.

1956 uyarlaması kitapla aynı ismi taşıyor. Genel kanı bunun iyi bir uyarlama olduğu konusunda birleşmiş fakat sanırım bu genel kanıyı oluşturan insanlar kitabı götleriyle okumuş. Maalesef bu da iyi bir uyarlama olarak değerlendirebileceğim bir film değil. Belli bir noktaya kadar kitapla birebir ilerlese de, Ahab ve Moby Dick arasında olan derinlikten tamamen yoksun. Bize sadece aksiyon kısmını yüzeysel bir şekilde gösterip, kitaptan alınmış bir kaç cümleyle destekleyerek; bakınız kitaptan cümleler kullandım, ben kitaba sadık kaldım kandırmacasını yapmaya çalışmaktan öteye geçemiyor.

Bir sonraki uyarlama (gerçi buna uyarlama denemez), Orson Welles’in Moby Dick’ten pasajlar okuduğu kısa bir video işi. Videonun tamanını izlemedim, YouTube’da kısa bir parçası mevcut. Ama keyifli olacağını düşünüyorum. Neticede işin içinde Orson Welles var.

2010 uyarlamasına gelecek olursak, sanırım hayatım boyunca bu kadar kötü bir şey izlemedim diyebilirim. Kesinlikle bir zaman kaybı, ki ben de hepsini izlediğimi söyleyemem, tahammül edilemeyecek derecede kötü çünkü. Moby Dick’i günümüze taşımışlar ve saçma sapan teknolojileri oraya buraya serpiştirerek güzelim kitabı bir aksiyon filmine çevirmişler. Yazıklar olsun. İşin içine military falan giriyor abi, hasta mısınız siz, ne yapmaya çalışıyorsunuz. Ağlamak üzereyim.


2015 yapımı In the Heart of the Sea, Moby Dick’ten öncesine dayanıyor. Melville’in gerçek bir hikayeden esinlenerek Moby Dick’i yazmaya başlamasını ve o gerçek hikayeyi konu alıyor. Fakat yine anlatım olarak oldukça başarısız. Ben anlamıyorum gerçekten, neden hiç bir uyarlama Death in Venice filminin derinliğine sahip değil. Neden bu tarz katmanlı kitapları filme uyarlayan insanlar sadece işin aksiyon kısmını ele almak zorundalar. Sevgili Ben Whishaw’a yazık olmuş ne diyeyim.

Yukarıda bahsettiklerim dışında direkt olarak Moby Dick hikayesi olmasa da, Moby Dick’ten bahsedilen iki adet animasyon mevcut. Bunlardan bir tanesi Danimarka yapımı Samson and Sally (1984), bir diğeri ise YouTube’da filmin tamamını bulabileceğiniz Dot and the Whale (1977). Filmleri izlemedim fakat iki animasyonda da Moby Dick kitapta anlatıldığının aksine sevimli bir figür olarak resmedilmiş.

İzlemediğim diğer iki uyarlama ise (ve zaten pek de umutlu olmadığım diyelim) Fransız yapımı Captain Achab (2007) ve Moby Dick’i balina değil de bir ejderha formuna büründüren uyarlama Age of the Dragons (2011). Fransız yapımı belki bir şans vermeye değer fakat edjerha saçmalığına bakmak bile istemiyorum.

En iyisi kitabın fazla sayfa oluşundan ve ağır anlatımından korkmayıp sözcüklerin içine dalmak.

Etiketler: » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ONLAR HEP GÜLÜYOR

    08 Ağustos 2017 İnsan, Köşe Yazıları, Manşet

    Bir mücadele düşünün; kavganın güzelliğinde, güzellik kattılar kendilerine. Semih- Esra Özakça çifti ve Nuriye hocamız. Onurlu bir kavganın üç direngen insanı. Talimatlarla yapılan bir işte ‘’Adalet’’ aranır mı? diye haykırıyor Semih abi, eşine yazdığı mektubunda. Türkülerin ne güzel, sesin ne güzel deyişi hiç mi acıtmadı vicdan’ınızı ?  Ya eşyalarını dolaba yerleştirirken Esra’sının polarını bulması ve kendi kokusu sinmesin diye üşüse de giyememesi ya da doyasıya koklayamaması, hiç mi ürpertmedi içinizi ? Ömrüm kendine dirençli ve inanç...
  • Kitap Film Uyarlaması 6: The Sound and the Fury

    08 Ağustos 2017 Edebiyat, Kitapkurdu vs Sinefil, Köşe Yazıları, Manşet, Sinema

    Kitap: The Sound and the Fury - William Faulkner (1929) Film: The Sound and the Fury - Martin Ritt (1959) The Sound and the Fury - James Franco (2014) Faulkner'ın başyapıtı sayılan The Sound and the Fury'nin ve bilinçakışı tekniğiyle yazılan diğer bilimum romanın sinemaya uyarlanmasının her zaman içim imkansız olduğunu düşünürüm. The Sound and the Fury konusu itibariyle çok da ahım şahım bir şey olmasa da yazım stili açısından takdire şayan. Kitap ilk olarak zihinsel engelli Benjy'nin gözünden anlatılarak başlar, ardından bunalımla...
  • Altay için yeni bir sezon yeni bir heyecan

    07 Ağustos 2017 Güncel, Köşe Yazıları, Manşet, Spor

    2017-2018 SEZONU ALTAY VE DİĞERLERİ Geçen sene zor bir yıl oldu bizim için önce sapır sapır hoca değişikliği sonra gelen 20 maçlık yenilmezlik serisi ve sezon sonunda gelen play-off şampiyonluğu yine bizleri heyecanlandıran ve yeniden hayal kurmamızı sağlayan bir sürece itti. Evet geçen sene zor bir süreçti. Yeni bir yönetim yeni bir oluşum start verdi, Türkiye’ nin her yerinde spor okulları projesi, alttan gelen takıma birkaç dokunuş ve zamanında ödenen paralar ile ivme kazandı takım, belki zor bir yıldı ama yüzümüzün akı ile şampiyonl...
  • Cinsel Devrim

    02 Ağustos 2017 Araştırma, İnsan, Kadın, Köşe Yazıları, Manşet

    Cinsel Devrim; feminist hareket içerisinde yer alan 60'lı ve 80'li yılları kapsayan ve o yıllar arasında gerçekleştirilmiş olan bir hareket. Bu devrim sadece kadınları değil eşcinselleri de kapsar. Avrupa ( İsveç) ve Amerika ( San Fransisco) bu hareketin ilk adımlarının atıldığı ve kısa zamanda tüm dünyaya yayılmasında öncülük eden iki şehir olarak tarihe geçti. 68 kuşağı ya da 68 ruhunun gerçekleştirmiş olduğu bir harekette 68 ruhu, toplumdaki bütün adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri reddetti. Kadınların cinsel anlamda da özgür olmaları gerekt...