logo

Ödüllü Bisiklet Kenti: Houten

Houten Belediyesi Şehir Plancısı André Botermans İle Röportajımız

Hollanda ziyaretim sırasında, Utrecht’e çok yakın olan Houten şehri belediyesi ile iletişim kurdum. Bisiklet şehri olma konusunda ödül almış bu küçük kenti ziyaret ettim ve şehir plancısı André Botermans ile Houten sokaklarında pedalladık. Bisiklet dostu kent görmüşlüğüm epey fazla olsa da Houten beni şaşırttı. 55 kilometrekarelik Houten, diğer bisiklet dostu kentlerden farklı olarak Lego oyuncağı gibi oluşturulmuş bir proje şehri. Şehrin içine bisiklet yolu yapmak yerine, önce bisiklet yolları yapıp üstüne şehri kurmuşlar gibi.

– André, kentin tarihi ve yapısı hakkında biraz bilgi verir misin?

– Houten, önceleri 3000 nüfuslu küçük bir kasabaydı. 1970’lerde başlayan büyüme planı ile şehirleşmeye başladı. Bu büyüme planı belki de tüm Dünya’da ilk kez uygulanan bir yöntemle hazırlandı. Houten, bisiklet merkezli bir şehir olacaktı. Yapılacak tüm çalışmalar ve şehirleşme projeleri, bisikletli yaşam üzerine kurulacaktı. Bu amaçla 70’lerde başlayan şehirleşme sonrası 90’lı yıllarda Houten nüfusu 30.000’e, bugün ise 50.000’e ulaştı. 1950’lerden sonra Hollanda’da yaşanan trafik ve ulaşım problemleri herkesçe malum. Otomobiller şehirleri tıkadı, trafik kazaları arttı, özellikle çocuklar bu kazalardan çok zarar gördü. İşte tüm yurtta bir bilinçlenme ve bisiklet sistemi kurma arzusu o zamanlar ortaya çıktı. Houten kasabasının büyüme ve şehirleşme planı da hemen hemen aynı dönemde başladı. Bu yüzden de daha en baştan bisikleti merkeze alan bir şehir kurma fikri kente büyük avantaj sağladı.

– Peki bu farklı şehirleşme fikri sence bir fırsat mıydı? Yani o dönem için epey marjinal sayılabilecek bu imar projesi neler kazandırdı?

– Günümüzde bu fikrin sağladığı avantajları çok net görebiliyoruz. Sonradan bisikletli yaşam altyapısı kurulan diğer şehirlerin aksine Houten daha en baştan bir bisiklet kenti olarak planlandı, projelendirildi ve buna uygun olarak inşa edildi. Houten şehrinin sıfırdan planlanmış olması büyük bir fırsattı. Çünkü bir kentin mevcut yapısını ve araba merkezli ulaşım sistemini sonradan bisiklet dostu hale dönüştürmek hiç de kolay değildir. Çok fazla yatırım yapılması ve epeyce zaman harcanması gerekir. İşte bu yüzden benim önerim, özellikle kentlerde yeni oluşturulan yerleşim alanları üzerine yoğunlaşılmalı. Yapılaşmanın, kentleşmenin artacağı bölgeler daha en baştan bisikletli ulaşımı merkeze koymalı. Ondan sonra bina ve otoyol yapılaşması bunun üzerinde şekillenmeli. Böylece yeni yerleşim alanları bisiklet dostu olarak kendiliğinde avantajlı hale gelecektir.

– Buranın “Bisiklet Şehri” olarak ödüllendirilmesi nasıl oldu?

– Hollanda’da her dört yılda bir, bir yarışma düzenleniyor. Bu ulusal yarışmada ülkenin en iyi bisiklet şehri seçiliyor. Houten, 2008 yılından önce katıldığı bu yarışmalarda iki kez 2.lik ödülü kazanmıştı. 2008 yılında ise nihayet Hollanda’nın en iyi bisiklet şehri olarak 1. seçildi. Ben de bu kentte yaşayan ve çalışan bir şehir plancısı olarak elbette gurur duyuyorum. Hatta bence Dünya’da Houten kadar güzel ve düzgün bir bisiklet şehri hala yok.

– Houten gerçekten küçük bir şehir. Bisiklet dostu kentler listelerinde çoğu zaman adı bile geçmiyor. Sizin için bu durum nasıl karşılanıyor?

– Aslında evet, Houten oldukça küçük ve az bilinen bir kent. “Biz bisiklet şehriyiz” diye yüksek sesle bağırmıyoruz. Ancak burayı incelemeye gelenlerin yüzündeki şaşkınlığı ve umudu görünce gurur duyuyorum. Kentimize çok sayıda ziyaretçi geliyor. Genellikle öğrenciler, tasarımcılar ve başka ülkelerin temsilcileri gelip Houten’daki mevcut sistemi inceliyor. Çin, Japonya, Amerika, İrlanda ve daha pek çok yerden gelen ziyaretçi gruplarını misafir ediyoruz. Son olarak geçtiğimiz hafta Fransa’dan gelen bir delegasyonun kenti incelemesine rehberlik ettik. Ziyaretçiler, kendi yaşadıkları yerlerde yeni yerleşim alanları oluşturmak konusunda Houten’dan ilham aldıklarını söylüyorlar.

– Sabahtan beri pedallıyoruz. Şimdi haritaya bakıyorum da neredeyse her yeri gezdik ve hiç otomobil trafiğine girmedik…

– Evet, çünkü şehirde bisiklet yolu geçmeyen tek bir sokağımız bile yok. Özellikle merkezi yerlerde tüm bisiklet yollarını kırmızı asfalt malzemesi kullanarak yaptık. Böylece birbirine bağlanan bu bisiklet yolları her zaman görünür oluyor. Bir araba kırmızı asfalt gördüğünde mutlaka yavaşlıyor. Zaten şehrin içinde çok az araba var ve olanlar da mümkün olan maksimum dikkatle hareket ediyor. Houten’daki okulların da tamamı güvenli bisiklet yolları ile doğrudan bağlı. 7 yaşındaki çocuklar bile evden okula bisikletleriye gidip gelebiliyor. Daha küçük olanlar ailelerinin bisikletiyle okula götürülüyor. Okul yollarındaki bisiklet güzergahları mümkün olan en güvenli şekliyle arabalardan uzak ilerliyor. Hem bir aile babası olarak hem de bir şehir plancısı olarak bu özel şehirde yaşamaktan çok mutluyum.

 

Röportaj: Sertaç KASAPLAR

Fotoğraflar: cyclingweekly.co.uk

Etiketler: » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.