logo

Anlatan Eller : “Neden duyan ve sağır toplum iletişim halinde olmasın?”

Sokaklar yalnızca duyan, gören insanların değil. Bu konuda yanılgıya düşüyoruz çoğu zaman. Bu ülkede yaşayan milyonlarca görme engelli, işitme engelli, bedensel engelli var. En büyük sorun ise engelli insanları toplumun içine dahil etmek konusunda başarısız, sokakları engelli insanlara uygun hale getirip paylaşma konusunda ise beceriksiz oluşumuz.

 

Herhangi bir engeli olan insanlar ile ortak noktada buluşmanın, bir şeyleri paylaşmanın yollarını aramanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunu göz önünde bulundurarak duyan insanları işaret dili öğrenmeye davet eden,  işitme engelliler ile iletişim kurulabilmesi için çabalayan Anlatan Eller Projesi hakkında röportaj yaptık.

– İlk kez adını duyan kişiler için Anlatan Eller Projesi nedir? Biraz bahsedebilir misiniz?

Anlatan Eller projesini tek bir cümle ile özetleyecek olursam; TİD (Türk İşaret Dili) destekli matematik eğitimi veren bir sosyal sorumluluk projesidir. Duyan bir insanım ve 2 sene önce işaret dilini öğrendim. Bu tamamen bireysel bir istekti. Çevremde veya ailemde işitme engelli-sağır bir birey bulunmuyordu. Sağır toplumun kendi aralarındaki anlaşmalarını, kullandıkları mimikleri gördükçe işaret dilini öğrenme isteği duydum. Serdar Peçen ilk eğitmenimdi. Kendisi işitme engelli. Serdar’la aramızdaki eğitmen-öğrenci ilişkisi arkadaşlığa dönüştüğü anda sağır kültürünün içinde buldum kendimi : ) Sağır kültürüne girdikçe, işaret dilini günlük hayatımda daha çok kullanmaya başladım. İşaret diline ve sağır kültürüne aşık olmuştum. İstanbul Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun olduktan sonra sağır arkadaşım Cem benden matematik çalıştırmam için yardım istedi. Cem’le matematik çalışmaya başladığımızı bir fotoğraf ile sosyal medyada paylaştığım sırada İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği’nin Gençlik Komitesi Başkanı’ndan mesaj aldım. İşitme engelli ve sağır insanlar Engelli KPSS matematik alanında zorluk yaşıyorlardı. Bu konuyu araştırmaya devam ettim ve gerçekten işitme engelli-sağır toplumun matematik alanında zorluk yaşadıklarını gördüm. Anlatan Eller projesi de böylece başlamış oldu. Hayatımda çok sevdiğim iki şeyi yani matematik ve işaret dilini birleştirmiştim.

– İşaret dili alfabesinden bahsedecek olursak; konuşma dili gibi farklı coğrafyalarda farklı alfabeler mi var? Yoksa dünyadaki bütün işitme engellilerin konuştuğu ortak bir dil mi var?

İşaret dili evrensel değildir. İşaret dili ülkelere, bölgelere hatta kentlere göre farklılık göstermektedir. Biz Türkiye’de Türk İşaret Dili’ni kullanıyoruz.

 

DUYAN VE SAĞIR TOPLUM İLETİŞİM HALİNDE OLMALI

– İşaret dilini her duyan insanın öğrenmesi gerektiğini düşünüyoruz. İşaret dili neden öğrenilmeli konusunda sizden birkaç cümle rica etsek…

Türk İşaret Dili üzerinden konuşacak olursak, Türkiye’deyiz ve aynı toprak sınırları üzerinde yaşayan iki ayrı toplumuz. Duyan toplum ve sağır toplum olarak… Kullandığımız dil de farklı, kültür de. O halde burada şöyle bir soru ile karşınızda çıkmak istiyorum. Niçin Türkiye sınırları içerisindeyken İngilizce öğrenmeye bu kadar hevesliyiz? Neden İngilizce öğrenmek için milyonlar ödüyoruz. Aynı toprak sınırları içerisinde İngiliz toplumundan insanlarla veya o kültüre sahip bireylerle mi yaşıyoruz? Hayır yaşamıyoruz. Türkiye’deyiz. Peki bu kadar içimizde olmayan bir toplumun dilini öğrenmeyi neden popülerleştiriyoruz? İşaret dili neden öğrenilmeli sorusuna geliyorum, iletişim kurmak, kurmaya çalışmak günümüzde büyük bir önem taşıyor. İletişim insan ilişkilerinin her türünü içine alır. Duyan-konuşan toplum olarak konuşarak iletişim kurabiliyoruz. İşitme engelli-sağır toplum işaret dili ile iletişim kuruyor. Neden duyan ve sağır toplum iletişim halinde olmasın? Hem de aynı topraklar üzerindeyken. İletişim kurmadan nasıl beraber var olabiliriz? Eğer ki duyan insanlar dil öğrenmeyi bu kadar çok istiyorlarsa önce Türk İşaret Dili’ni öğrenmeliler. Önce yaşadığımız sınırlar içerisindeki bireylerle iletişim kurabilelim sonra ülke dışına yayılırız

: )

– Televizyonda bazı haber kanalları, talk-showlar, miting yayınları işitme engelliler için işaret dili kullanılarak da yayınlanıyor. Bu yayınların işitme engelliler için ne kadar faydalı olduğunu düşünüyorsunuz? İdeali nasıl olmalı?

Bu sorunun cevabını en iyi verecek olan işitme engelli-sağır toplumdur. Kendi naçizane görüşlerimi sunacak olursam eğer; ‘engelli’ kelimesini çok sevemesem de engelsiz yaşam ve beraber var olabilmek için evet bu yayınlar çok faydalı. Empati yapın, çevirili yayınlar olmasa ve duyan toplumdan olmasanız nasıl bilgi edinebilirsiniz?

“TÜM DUYAN İNSANLARI TÜRK İŞARET DİLİ İLE MERHABA DEMEYE VE ADINI YAZMAYA DAVET EDİYORUZ”

– Bu aralar sosyal medya üzerinden yürüttüğünüz TİD (Türk İşaret Dili) Farkındalığı Kampanyası var. Biraz bundan bahsedebilir misiniz? Nasıl destek verilebilir bu kampanyaya?

TİD Farkındalığı Kampanyası aslında az önce cevapladığım ‘her duyan insan işaret dilini öğrenmeli’ sorusunun hayat bulmuş hali. Bu kampanya ile tüm duyan insanları Türk İşaret Dili ile ‘merhaba’ demeye ve adını yazmaya davet ediyoruz. Duyan ve sağır toplumun beraber var olabilmesi için böyle bir adım atmak istedik. Çünkü Anlatan Eller projesi işitme engelli-sağır toplumun eğitimine destek verirken duyarlı bir duyan toplum oluşturmayı da amaçlıyor. Bu kampanyaya destek vermek için Türk İşaret Dili ile ‘merhaba’ diyor ve adımızı yazıyoruz. Yaptığımız videoyu şahsi hesaplarımızdan #anlataneller #duyarlıduyantoplum etiketleri ile paylaşıyor ve üç arkadaşımıza meydan okuyoruz.

– İşitme engellilerin, görme engellilerin, bedensel engellilerin, kısaca herhangi bir engeli olan insanların sosyal hayatta zorluklar yaşadığına, birçoğunun gündelik yaşamın içine dahil olamadığını üzülerek görüyoruz. Engellilerin toplumun dışında kalmaması, gündelik hayatına devam etmesi için neler yapılabilir?

İşitme engelli-sağır toplum, duyan insanlar ne kadar görmek isterse o kadar gündelik yaşamın içinde. Görme engelli, bedensel engelli toplum da aynı şekilde. Ne kadar görmek istersek, o kadar günlük yaşamımızın içindeler aslında. Engel kalptedir derler ya kesinlikle öyle. Duyarlı olmak en önemlisi. Mesela şahsi düşüncemi açıklayacak olursam; Duyan bir insanım, bedensel bir engel durumum yok, görme engelim yok. Ama asla göremeyen bir insana acıyarak bakmıyorum, tekerlekli sandalyede olan bir bireye de acıyarak bakmıyorum. Vah vahlayarak bir yere varamayız. Beni yanlış anlamayın acıyarak bakmıyorum ama o insanlara o an veya ileride nasıl faydalı olabilirim bunu düşünüyorum. Sadece istedikleri kadarıyla destek olabilmek için çabalıyorum.

– Son olarak, işaret dilini öğrenmek isteyen kişiler ne yapmalı, nereye başvurmalı? Projenize nasıl destek olunabilir?

İşaret dilini öğrenmek isteyen kişiler için aslında çok fazla işaret dili kursu var artık. Ama olay sadece işaret dilini öğrenmek değil. Olay sağır kültürünü bilebilmek. O kültürün içinde öğrenmek. İlla bir kursa gidilmesini de gerek görmüyorum ben. Çünkü, istedikten sonra çok çeşitli dernekler var oralara giderek kendilerine işitme engelli-sağır arkadaşlar edinebilir ve bu dili öğrenebilirler. Bu sayede sağır kültürünü de görmüş olacaklardır. Ufak bir detay daha vermek istiyorum, işaret dili sadece elleri kullanmak değildir. Mimik ve beden dili bu dilin en önemli parçalarıdır. Mimik, beden dili ve işaretler birleştiğinde inanılmaz bir dünya sizleri bekliyor olacaktır : )

Projemize destek olmak isteyenler sosyal medya hesaplarından bizi takip edebilir, ders videolarımızı paylaşabilir ve bize mesaj atabilirler. Bundan çok mutlu olacağımızı belirtmek isterim. Ayrıca buradan da TİD Farkındalığı Kampanyamıza tüm duyan insanları davet ediyorum : )

#AnlatanEller

#duyarlıduyantoplum

Türk İşaret Dili Alfabesi

TİD Farkındalığı Kampanyası

Youtube Kanalı

Facebook Adresi

İnstagram Adresi

Twitter adresi

Anlatan Eller Sosyal Medya Ekibi olarak tüm babalarımızın Babalar Gününü kutluyoruz!🎈🙌🏽 #BabalarGünü #AnlatanEller

Anlatan Eller (@anlataneller)’in paylaştığı bir gönderi ()

Etiketler: » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.