logo

“Acılarımız hala taze”

Alevi Kültür Dernekleri Narlı Şubesi Dernek Başkanı Hüseyin Koç ile Alevi toplumunun problemlerini ve dernek olarak gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında konuştuk.

Alevi Kültür Dernekleri Narlı Şubesi Dernek Başkanı Hüseyin Koç ile bir araya geldik. Koç ile, Maraş Katliamı’nın izlerinden, Suriyeli sığınmacılar için Alevi köylerinin yanı başında kurulan kampa, dernek olarak yürüttükleri çalışmalardan, yaşadıkları problemlere değin pek çok konuda konuştuk.

“Tedirginiz”

Hüseyin Koç, Suriyeli sığınmacılara tahsis edilmek üzere Alevi köylerinin yakınında yapılan kampın kurulma sürecinde, civarda yaşayanların hiçbirine danışılmadığının altını çizerek, “Kampın kurulma sürecinde 14 tane yer var denildi bize. Bu yerlerden birisi de Aşağı Terolar (Sivricehöyük) köyüydü. Bir iki toplantı yaptık Maraş’ta. Üçüncü toplantıyı yaptığımızda orayı ağaçlandırma kararı aldık. Daha biz adım atmadan, araçları alana koyup işe başlamışlardı bile. Hızlı bir şekilde gelişti süreç ve bu kampın kurulması sürecinde ne köylülerin ne de STK’ların görüşleri alındı. Orada bir sıkıştırma politikası oluştu. Oysa birçok boş arazimiz, geniş alanlarımız vardı. Henüz Maraş Katliamı acısını üzerimizde atlatmamışken böyle bir durumla karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla hem köylüler hem de bizler tedirginiz. Kampta barınan ve gelen kişilerin kimler olduğunu bilmiyoruz. Ülke olarak canlı bomba eylemlerine tanıklık ettik, yaşadık. Bunlardan dolayı tedirginlik üst safhada. Yetkililer tedirginliğimizi bildikleri halde, konuyla ilgili en azından tedirginliğimizi azaltacak bilgiler sunmuyorlar. CHP ve HDP’li milletvekilleri sorunlarımızla ilgili zaman zaman gelip yanımızda oluyorlar fakat yeterli olmuyor maalesef” şeklinde konuştu.

“Müze yapılmalı”

Maraş Katliamı ile ilgili herkesin geleceğe umutla bakması için yüzleşmenin doğru olacağını belirten Koç, “Alevi toplumu hiçbir zaman şiddet taraftarı olmamıştır. ‘İncinsen de incitme’ öğretisiyle yaşayan, yetişen bir toplumuz. Maraş’ın kendisi ile yüzleşmesi lazım. Maraş olaylarında yakınlarımı kaybettim. Acılarımız hala tazeliğini koruyor. Kayıplarımızı anma dönemlerinde devletin daha fazla bize yardımcı olması gerekiyor. En azından kaybettiğimiz canların mezarına, huzur içinde bir karanfil bırakmamızı sağlamalı. Hatta kayıplarımız anısına yetkililerin bir müze yapması lazım. Biz bundan da vazgeçtik, kaybettiğimiz canların mezarlarını bile bulamıyoruz. Bu çok içler acısı bir durum” dedi.

“Devletin kaynaklarından eşit şekilde faydalanılmalı”

Dernek olarak yaptıkları faaliyetlere ve yaşadıkları sorunlara da değinen Koç, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Narlı’nın cenaze hizmetlerini biz yürütüyoruz. Kendi bünyemizde bir sıkıntı yaşamıyoruz. Devletten bir destek alamıyoruz. Vergilerimizi ödüyoruz, biz de askerlik vazifemizi yerine getiriyoruz ama maalesef destek göremiyoruz. Yaptığımız faaliyetlerde, devletten çok kaynak alamıyoruz. Devletin kaynaklarından herkesin eşit şekilde faydalanması gerekir oysa. Burada en azından devletin iki personelimize destek çıkmasını isterdik. Dernek bünyesinde bir kütüphanemiz var, haftada bir gün okuma günleri oluyor. Alevilik dersleri veriliyor. Matematik, İngilizce ve saz kursumuz var. Çeşitli çalışmalarımızın yanı sıra, ayrıca dernek olarak Ezidi sığınmacılara da 4 ton ürün yardımında bulunduk.”

İleri Gazetesi

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.