logo

“Biz buradayız sevgili okur, siz neredesiniz acaba?”

Kitabın sosyal medyada “like” almak uğruna kullanıldığı ve okunmadığı, kitap dünyasının ise büyük markalar ve yayınevlerinin elinde tekelleştiği bir dönemde Belki Kitabevi / Sahaf ile kitapları ve kitap dünyasını konuştuk.  Röportajın sonunda ise “Acaba okurlar, kitap dünyasının Donkişotlarını yaşatabilecek mi?” diye sormadan edemedik.

Sahaflığa nasıl başladınız? Nasıl karar verdiniz sahaf olmaya? Sizi kitaplara bağlayan şey nedir?

Öncelikle bir okur olarak sahaflara gidip gelmem, gidip gelmelerim sonucunda bir sahafta işe başlamam, daha sonrasında kendimi bu alanlarda konumlandırmam, ilişkilendirmem sonucu böyle bir mesleği kendime seçtim. Ayrıca sahaf değil, eski kitapçıyım diyelim. Kitapları insanın kendisini tanıma sürecinin bir parçası olarak görüyorum. Yaşadığımız ve yaşayamadığımız çağlara misafirlik yapan bir ev sahibi gibi düşünebiliriz.

Günümüzde görüyoruz ki insanlar kitaba dokunmak yerine e-kitap tercih ediyor. İnsanların e-kitaba yöneldiği daha da kötüsü hiç okumadığı bu dönemde sahaflık yapmak nasıl bir şey? Zorlukları neler? Sahaflığa başladığınız ilk günlerden bu yana kitaplara olan ilgiyi bize anlatır mısınız?

e-kitap değil de dağıtımcı firmaların ikinci el kitapçılara ve sahaflara zarar verdiğini düşünüyorum.  Hatta ucu yayınevlerine kadar dokunuyor.  Ayın yayınevi ilan ettiği yayınevinden istediği iskontoyla kitap alıyor. İsteği kabul görmezse o yayınevinin tüm kitaplarını satıştan çıkarıyor. Biz kitapçılara verdikleri iskonto, okurlara yönelik sitelerdeki iskontolarla aynı fiyatlarda.

“Like” uğruna alınıp okunmayan kitaplar”

“Kitap kokusu, yaşanmışlığı olan kitap” gibi bu işin edebiyatının yapıldığı ve bol “like” aldığı bir sanal dünya var. Peki gerçek dünyada sahaflara ilgi var mı?  Yoksa diğer şeyler gibi kitap sevgisi de sanalda mı kalıyor?

Bir karikatür vardı. Diyalog şöyleydi:

Kürk Mantolu Madonna ne kadardı acaba?
Kitabı 20 lira, kahve ile çekilmiş fotoğrafı 5 lira… Hangisini istersen?
F…Fotoğrafı alayım ben direkt!
Ben de öyle düşünmüştüm.

Yeterince açıklayıcı olmuştur umarım.

Sahaflarda baskısı olmayan kitaplar, geçmiş dergiler ve el yazmaları bulabilirken günümüzde efemera dediğimiz plak, kaset, sinema afişi, el ilanları, tiyatro biletleri de görebiliyoruz. Sahaflığın bu değişimini  nasıl yorumluyorsunuz?

Sahaf hep öyle olması gereken bir yerdi zaten. Sadece ders kitaplarının satıldığı, ikinci el kitapların olduğu bir yer değildir sahaf. Erişilebilirliği, ulaşılabilirliği, temini zor olan şeylerin toplandığı bir yerdir sahaf. Hem öyle bir arşive sahip olmak, hem de o arşivin bilgisine sahip olmak sahaflıktır. İzmir’de sadece bir sahaf var bu anlamda. Karşıyaka’da  Anka Kitabevi / Sahaf. Sahaflıktaki rol modelim, sahibi Burak Kumpasoğlu’dur.

Kitaba tamamen ticaret olarak bakıldığını, üzerinde ki fiyatlarla ‘’para’’ olarak görülmeye başlandığını görüyoruz. Okuyucuya hem uygun fiyatla kitap edindirmek hem de baskısının bulunmadığı kitapları ulaştırmak amaçlı siz bir sahaf olarak kitap mezatı etkinliği yapıyor musunuz? Katılım nasıl oluyor?

Mezat yapmıyorum, düşünmüyorum da.

Her sahafın eline geçtiğinde kalbinin daha hızlı çarptığı, belki satmak istemediği bir kitap illaki vardır.  Sizin elinize sizi böyle heyecanlandıran bir kitap geçti mi? Hangi kitap?

Kalp atışlarımın ritmini değiştiren çok kitap var.  Ama tek bir kitap değil de bu işin en heyecanlı tarafı kitap alırken yaşanıyor. Beklenti, hayal kırıklığı ve mutluluk arasında gidip gelmeleri her dokunduğum ve gördüğüm kitapta yaşıyorum.

Bağımsız kitabevlerini seviniz.

Ufak kitapçıların tek tek kapandığı, kitap piyasasının büyük markaların eline kalmaya başladığı, alternatif kitapların ve okuyucunun azaldığı bir ülkede sahaflığın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?  Yaşatabilecek miyiz gerçek kitapçıları, kitap dünyasının ’don kişot’larını?

Düşünmüyorum. Çünkü,  bu sorumluluk bana ait değil, okurlara ait. Sorunun muhatabı okurlar, cevabı da onlarda.

Oğuz Atay’ın Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba? kendi için sorduğunu ben de bağımsız kitabevleri adına soruyorum. “Biz buradayız sevgili okur, siz neredesiniz acaba?”

Bağımsız kitabevlerini seviniz.

 

 

 

Etiketler: » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.