logo

“Yağmurlarda Yıkansam” Arnavutluk’tan ödülle döndü

Yönetmen Taranç, “Sinemamızda kadın yeterince anlatılmamakta ve her geçen gün medya ve televizyon organlarında kadına şiddeti destekleyici ürünler, bilinçaltlarımızı kirletmektedir. ‘Yağmurlarda Yıkansam’ filmimde  asıl hedefim, kadın sorunlarına farkındalık yaratmak ve bu farkındalığımı, farklı bir şekilde dile getirmek oldu” dedi.

unnamed-3‘ın ilk uzun metrajlı filmi “Yağmurlarda Yıkansam”, Arnavutluk’un Pogradec kentinde düzenlenen Balkan Film Food Festivali’nde “En İyi Film” ödülüne lâyık görüldü.

Çekimleri İzmir’de gerçekleştirilen film, Türkiye’nin en güncel meselelerinden biri olan kadına karşı şiddeti konu alan bir yapım. Annesi, babası tarafından öldürülen Gamze’nin hikâyesi, alışılageldiği gibi cinayetle biten bir hayatı değil; cinayetle başlayan yeni bir hayatı anlatıyor. Kadın cinayetlerinin tek mağdurunun yalnızca öldürülen kadınlar olmadığı, Gamze’nin, yani yine bir kadının hikayesi üzerinden anlatılıyor. Hikayede 15 yaşındaki Gamze’nin öfkesi, yalnızlığı çaresizliği ve özlemleri hiç bakılmayan bir bakış açısıyla izleyici ile buluşuyor.

Filmde; Yeliz Tozan, Derin İnce, Murat Ergür, Engin Benli, Müge Ulusoy, Çiğdem Benli, Rabia Kaya, Gülçin Çakır, Bilgin Ertok gibi oyuncular rol alıyor.

Filmin yönetmenliğini Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrak Taranç’ın kızı Gülten Taranç   üstleniyor.

Yönetmen Gülten Taranç,  “Sinemamızda kadın yeterince anlatılmamakta ve her geçen gün medya ve televizyon organlarında kadına şiddeti destekleyici ürünler, bilinçaltlarımızı kirletmektedir. Bu güne kadar yapmış olduğum kısa film çalışmalarımda da ‘Yağmurlarda Yıkansam’ filmimde de asıl hedefim, kadın sorunlarına farkındalık yaratmak ve bu farkındalığımı, farklı bir şekilde dile getirmek olmuştur.  ‘Yağmurlarda Yıkansam’ film projemde melodram kalıplarına ya da ajitasyona başvurmadan, karakterlerimin başına gelen olayları naif bir biçimde ele almak ve yeni bir estetik dil yaratmak adına biçim ve içerikte bazı yenilikleri ortaya koymak istiyorum. Bugüne kadar yaygın olarak kullanılan  ‘flashback’ anlatımı yerine karakterimizin hayatındaki farklı dönemlerini, aynı mekanda seyirciye izleterek, iç içe geçmiş bir zaman dilimi yaratarak yeni bir biçim deneyeceğim. Bizim, aslında şimdiki zamanı izlerken, karakterimizin geçmişine de tanık olacağımız bir şimdiki zaman kurmak ve sinemanın anlatım olanaklarını zorlayarak bir kadın cinayetinin kaç kişinin hayatını etkilediğini gözler önüne sermek adına, bu zaman sıçramalarının ve kurulan yeni zamanın, içeriğe de hizmet edeceği kanaatindeyim” diye konuştu.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.