logo

“BELKİ YAZARSIN BELKİ OKURSUN”

Modern Türk edebiyatının büyük ustası yazar Oğuz Atay, Demiryolu Hikayecileri adlı öyküsünde üç yazarın yazdıkları hikayeleri tren istasyonunda kısa süre duran yolculara satarak hayatlarını kazandığı 1970’li yılları anlatır. Yazılanlar başka bir baskısı olmayan sadece okura özel öykülerdir. İzmir Alsancak’ta Belki Kitabevi de Oğuz Atay’ın öyküsüne benzer bir proje gerçekleştiriyor.

“BELKİ YAZARSIN BELKİ OKURSUN”
Kaan Çaydamlı, Ahmet Büke, Yıldız İlhan, Kerem Işık, Semih Çelenk, Handan Gökçek, Murat Şahin gibi yazarlar, öykülerini Belki Kitapevi okurları ile buluşturacak. Belki Kitabevi okurlarının aldığı öykü, sadece kendisine özel olacak ve direk yazarla bir organik bağ kuracaklar. Tıpkı Demiryolu Hikayeciler’inde olduğu gibi öykülerin ikinci nüshası olmayacak ve herhangi bir yayınevinde yayımlanmayacak. Kitap almaya gelen okurlar kitabevinin ortasında bulunan kutudan rulo şeklinde sarılmış kopyası herhangi bir yerde olmayan öyküsünü alabilecek. Bu öykü bazen Ahmet Büke’nin kaleminden bazen de genç bir yazarın kaleminden olacak. Zaman içinde kitabevini besleyecek yazarların sayısının artması beklenmekte. Ünlü yazarların yanı sıra okurlar da öykülerini yazıp bırakabilecekler.

Yıl Sonunda ÖYKÜ YILLIĞI “
Belki Yazarsın, Belki Okursun” sloganı ile yola çıkan kitabevi iki genç işletmecisi Özgür Madak ve Harun Doğruçeken, okur, kitabevi ve yazarı bir araya getirmek istediklerini belirtti. Madak, projeyi anlatırken özellikle okura verdikleri değeri hatırlatarak şunları söyledi: “Bizim için okur bir müşteri değil. Aramızda edebiyat bağı olan akrabalık ilişkisine benzetebiliriz. İzmirli yazar Yıldız İlhan Hanım’ın da değerli katkılarıyla, kitabevinize gelen okura nasıl daha fazla değer verebiliriz diye düşündük. Bu proje ortaya çıktı. Konuştuğumuz çok sayıda yazar kabul etti. Bu yazarlarımıza yenileri de eklenecek. Sadece bir kez yazılacak, baskısı veya ikinci bir örneği olmayacak öyküler için yazarlar telif istemeyecek ve okur da para vermeyecek. Bizim için okur, yazar ve kitabevi arasında organik bir bağ olmalı. Proje ile bunu hedefledik. Okurların aldığı öykülerin orijinali kendilerinde kalacak. Yıl sonunda okurlar kabul ederlerse aldıkları öykülerden birer Öykü Yıllığı oluşturulacak. Yıllıkta da ‘Bu öykü okurun ismine özeldir ve başka bir örneği yoktur’ şeklinde yazılarak basılacak.”

Çağrı Öner – Oğuz Ediz

Etiketler: » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.