logo

Behçet Necatigil 100 Yaşında!

‘’Aşk yok dünyada. Sıkmayan bir ayakkabın varsa bütün mutluluklar senindir.’’

Eşi Huriye Necatigil’e yazmış olduğu Ankara, 10 Şubat 1960 tarihli mektubunu bu sözlerle bitirmişti Behçet Necatigil. Ailesine gönderdiği hemen her mektubuna kızlarının gözlerinden öperek noktayı koymuş, eşi Huriye Hanım’dan yokluğunu kızlarına belli etmemesini istemiştir. İstanbul, Ankara, Bursa, Stuttgart gibi şehirlerden ailesine gönderdiği mektuplarda bir eş ve baba olmanın yanı sıra bir şair, bir arkadaş, bir vatandaş olarak da karşımıza çıkar Behçet Necatigil. Yazımın ilk satırında alıntılamış olduğum şiir yüklü cümlenin niceleri ile mektuplarını zenginleştirmiştir.
Serin Mavi Mektuplar

Evler şairi Behçet Necatigil bu ay 100. yaşına bastı. Edebiyatımızın çınarlarından. Ardında bıraktığı sayısız eserleri yeni basımları görürken, şiirin genç kuşakları olarak çizdiği yoldan paylarımıza düşenleri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz.

Okuyup rafa kaldırdığınız ama zamanla tekrar okuma isteği duyduğunuz kitaplar vardır. Benim için onlardan biri Serin Mavi. Bu örneğime Yalnız Seni Arıyorum, On Üç Günün Mektupları ve Canım Aliye, Ruhum Filiz adlı kitapları da ekleyebilirim. Şairlerin ve yazarların mektuplarını okumak, onlara sımsıkı sarıldığınızı hissetmek gibi… Behçet Necatigil’in kızları Selma Esemen Necatigil ile Ayşe Sarısayın Necatigil’in yayına hazırladıkları ve ilk basımı 1999 yılında olan Serin Mavi’nin okuyucusunda bırakacağı izlerden biri de şairi daha iyi tanıma, hemen her eserini okuma isteğinin doğuşudur. Neticede bir öğretmendir o.

İnce Mavi İz

– Nereye mi yazardı dizelerini
Tırnaklarının üstüne yazardı. (Sevda Sözleri)

Behçet Necatigil için yazmış olduğu şiirini bu dizeleri ile tamamlamıştır Cemal Süreya. Ve şairin adeta şiirden vücut bulduğunu, ne derece şiire düşkün olduğunu çok iyi ifade etmiştir. Dizelerini ilaç kutularına, çıkmamış piyango biletlerin arkasına, tırnaklarına yazmış olduğu gibi mektuplarına da işlemiştir Necatigil.

Şairin 100. yaşını selâmladığım bu yazıya eseri Serin Mavi’den aklıma kazınan birkaç alıntı ile vedâ etmek istiyorum.
(Ankara, 14 Temmuz 1960)

‘’Gündüz geçiyor da gece otele dönünce bir ıssızlık çöküyor içime. Az kaldı, Bebeciğe kavuşmaya az kaldı. Çoktandır bulaşık yıkamaya hasret kaldım, az kaldı.
On beş yıla yakın evlilik hayatımızda sana ilk defa hediye aldım, getiriyorum, bir şişe mayi krem. Güzelliğin kremlere muhtaç değil ama o kadar bakındığım halde vitrinlerde daha uygun bir şey bulamadım. Geç oldu ama temiz oldu. Mediha teyze ‘’Yıllar var göremedim, gelinimiz yine öyle güzel mi?’’ dedi. ‘’Ona o güzellik benden geçti, her sene gram gram ona biraz daha güzellik veriyorum’’ dedim.
Ya işte böyle Bebecik, bekle!
Boşuna değil seni sevmem
Bu güzellikte!’’

(İstanbul, 19 Temmuz 1955)
“Ve kavonozda reçelin duruyor, gardropta ütüleyip bıraktığın gömlekler duruyor, odalarda, yataklarda kokun duruyor. Ve hayaline sarılarak yattığım geceler olmuştur ve Tombul’un resmine bakarak düşündüğüm olmuştur. Ve günler bu minval üzre geçerken şiir yazdığım olmuştur.”

(İstanbul, 1 Ağustos 1955)
“Her şeyde bir hikmet var. Ve güneşin doğuşunda ve kuşların uçuşunda ve senin beni buluşunda…”

Bir öğretmen bir usta şair Behçet Necatigil, sevgili eşi Huriye Necatigil ve bu mektupları edebiyatımıza kazandırdıkları için Selma Esemen Necatigil ile Ayşe Sarısayın Necatigil’e saygılarımla.

Kaynaklar:
Behçet Necatigil, Serin Mavi – Behçet Necatigil’den Eşine Mektuplar, Yapı Kredi Yayınları, s.16, 20, 39.

 

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.