logo

TABLA SANATI


Gürkan Özkan
gurkanozka@gmail.com

Hindustani müzik batıda ne kadar etnik müzik olarak adlandırılsada esasen klasik müzikler katagorisine girer  ve  sağdece ses olarak dinlemenin dışında keyif almak için biraz hakkında bilgiyi gerektirir, özellikle hindustani müzikdeki uzun parça girişleri, (örneğin Türk müziğindeki taksimler gibi) sabırı ve bilgiyi gerektirir.

Yalnızca müzisyenin değil ,dinleyicininde bilgili olması ona çok şey katar …

Müziği ve tabiki çalınan ragayı (Hindustanideki müzikal modlar)   bilmek tabla sanatcısının eşlik ederkenki ifadelerine direk olarak yansır, burada müziğin Alaap kısmını (tablanın bulunmadığı taksime benzettiğimiz kısım) dinlemek çok önemlidir , çalınacak olan ragayı bize çok iyi tarif eder  ve o moda alıştırır alaap’da da farklı bölümler vardır ,jor  ve jala gibi daha çok  enstrumantel müzikte çalınır bu bölümler  jor içinde ritmik yürüyüşler barındıran  doğaçlama kısmıdır ve arasıra bu ritimden çıkılabilir ama jorun sonlarına döğru hızlanıldığı vakit artık ritim bırakılmadan çalınır jala kısmında ise hızlanma büyür ve alaapın sonuna ulaştırır. Vokal  müziğinde alaap kısaca geçilir direk olarak vilambit yani yavaş tempoda kompozisyona başlanır bu bölümede  Bandish denir  tabla peshkar denilen bir kompozisyon çeşidi çalar ve iyi dinleyici olanlar peshkardan hangi ritmik döngü üzerinde raganın çalınacağını anlar,genel olarak hindistandaki konserler böyledir ,kaset ve cd’leride  konser kayıtlarından basarlar,çünkü çalankişinin ustalığını kayıttaki dinleyicinin takdir sesleri daha bir ortaya çıkarır ve bu yüzden canlı kayıtlar hindustani müzikte gerçek   kabul görülendir.dinleyici  önemi ne kadar büyük olsa da bir çok üstadın dediği gibi müzisyen bu disiplinde tanrı için çalar ve dinleyicide müzisyen ve tanrı arasındaki enerjiye mağruz kalarak keyif alır,sanat ne içindir?, kim içindir?, tartışması  hindustani müzikte bu şekilde açıklanır.

Ne yazıkki  buralarda bulabileceğiniz Hindustani albümleri kısıtlıdır Pt. Ravi Shankar Ust. Zakir Hussain beklide Ust. Ali Akbar Khan kayıtları bulabilirsiniz, sizi bilemem ama ben orijinal kayıt topluyorum ama dinlemek için tabiki internete başvurabilirsiniz.

Müzikte yol almada en önemli yol bir ustaya sahip olmaktan geçer ,ve  tabiki değerini bilmekten.İşte bu adanmışlığa Hindustani müzik disiplininde Guru , Shisya Parampara denir.bunun için açıklayıcı bir hikaye vardır Pt. Ravi Shankar anlatıyor; on sekiz yaşımda  ailemden  kopup ustam Allauddin Khanın yanına geldim bana ,  söylediğimden başka hiçbir şey çalışmayacaksın dedi ,birkaç ay geçmişti egzersizlerimin arasında bir şeyler uydurmaya başladım bunu bir kez duydu ve beni kapı dışarı etti,bir hafta yağmur altında ağladım nihayet tekrar kabul etti ve yedi yıl boyunca her gün öğretti ,  sonra uydurmaya değil üretmeye laik olduğumu anladım.

Bu müzikte Üstad veya  Pandit olmak her şeyi öğrendiğiniz manasına da gelmiyor,bir gün hocam ile çalışmamız bittiğinde benimde guruci ye gitmem lazım dedi (ci, saygı eki),yani kendi hocasına hala öğrenmeye gittiğini görünce sevgim ve saygım on kat daha büyüdü çalışmalarımda olan konsantrasyonu daha çok arttırdı işi daha çok ciddiye almaya başladım yüzlerce yıllık geleneği sevgi dolu bir disiplinle yaşayan gerçek bir guruya sahiptim çünkü ve bana bütün bunları öğrettiği için her zaman çok çalışmam gerektiğinin bilincine varıyorum. Birçok müzisyene   sorulur  günde kaç saat çalışıyorsunuz diye belkide asıl soru ne kadar konsantre olarak çalışıyorsunuz diye sormaktır ,bunu tecrübelerime dayanarak söylüyorum , gerçek çalışma beraberinde anlamayı gerektiren bir haldir aksi taktirde sadece günlük görev halini alır, yani sevgiliye sevgiyle sarılmamız gerekir.

İki sevgili arasındaki yanlış anlaşılmayı engellemek için…

Etiketler: » » » » » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ONLAR HEP GÜLÜYOR

    08 Ağustos 2017 İnsan, Köşe Yazıları, Manşet

    Bir mücadele düşünün; kavganın güzelliğinde, güzellik kattılar kendilerine. Semih- Esra Özakça çifti ve Nuriye hocamız. Onurlu bir kavganın üç direngen insanı. Talimatlarla yapılan bir işte ‘’Adalet’’ aranır mı? diye haykırıyor Semih abi, eşine yazdığı mektubunda. Türkülerin ne güzel, sesin ne güzel deyişi hiç mi acıtmadı vicdan’ınızı ?  Ya eşyalarını dolaba yerleştirirken Esra’sının polarını bulması ve kendi kokusu sinmesin diye üşüse de giyememesi ya da doyasıya koklayamaması, hiç mi ürpertmedi içinizi ? Ömrüm kendine dirençli ve inanç...
  • Kitap Film Uyarlaması 6: The Sound and the Fury

    08 Ağustos 2017 Edebiyat, Kitapkurdu vs Sinefil, Köşe Yazıları, Manşet, Sinema

    Kitap: The Sound and the Fury - William Faulkner (1929) Film: The Sound and the Fury - Martin Ritt (1959) The Sound and the Fury - James Franco (2014) Faulkner'ın başyapıtı sayılan The Sound and the Fury'nin ve bilinçakışı tekniğiyle yazılan diğer bilimum romanın sinemaya uyarlanmasının her zaman içim imkansız olduğunu düşünürüm. The Sound and the Fury konusu itibariyle çok da ahım şahım bir şey olmasa da yazım stili açısından takdire şayan. Kitap ilk olarak zihinsel engelli Benjy'nin gözünden anlatılarak başlar, ardından bunalımla...
  • Altay için yeni bir sezon yeni bir heyecan

    07 Ağustos 2017 Güncel, Köşe Yazıları, Manşet, Spor

    2017-2018 SEZONU ALTAY VE DİĞERLERİ Geçen sene zor bir yıl oldu bizim için önce sapır sapır hoca değişikliği sonra gelen 20 maçlık yenilmezlik serisi ve sezon sonunda gelen play-off şampiyonluğu yine bizleri heyecanlandıran ve yeniden hayal kurmamızı sağlayan bir sürece itti. Evet geçen sene zor bir süreçti. Yeni bir yönetim yeni bir oluşum start verdi, Türkiye’ nin her yerinde spor okulları projesi, alttan gelen takıma birkaç dokunuş ve zamanında ödenen paralar ile ivme kazandı takım, belki zor bir yıldı ama yüzümüzün akı ile şampiyonl...
  • Cinsel Devrim

    02 Ağustos 2017 Araştırma, İnsan, Kadın, Köşe Yazıları, Manşet

    Cinsel Devrim; feminist hareket içerisinde yer alan 60'lı ve 80'li yılları kapsayan ve o yıllar arasında gerçekleştirilmiş olan bir hareket. Bu devrim sadece kadınları değil eşcinselleri de kapsar. Avrupa ( İsveç) ve Amerika ( San Fransisco) bu hareketin ilk adımlarının atıldığı ve kısa zamanda tüm dünyaya yayılmasında öncülük eden iki şehir olarak tarihe geçti. 68 kuşağı ya da 68 ruhunun gerçekleştirmiş olduğu bir harekette 68 ruhu, toplumdaki bütün adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri reddetti. Kadınların cinsel anlamda da özgür olmaları gerekt...