logo

01 Şubat 2016

TELEVİZYONTEZ

 ”Kısmetse olur” be ne yapalım! Ooo sesin güzelmiş, nereden aldın? Yetenekliymişsin ama hayır. Bence “Böyle çok daha güzelsin” kuzum. Evlilik yolunda, “Evleneceksen gel” yoksa olmaz. “Büyük kardeşlerin” nasıllar? Ee ben size diyorum “Benim stilim” daha güzel çünkü; “Tatlı Sert” bir havam var. Hayat bana hep “Survivor” gibi zorlu, ya sana?

Ne kadar rahatız değil mi? Hiç sorunumuz yok maşallah. Herkes mutlu, halinden memnun. Umursamazlık, rahatlık, vurdumduymazlık Total’de ve A/B’de tavan yapmış diyorlar. Doğru doğru bu konuda toplum olarak reyting oranlarımız yeterince yüksek.

Hiç problemimiz ve sorunumuz yok değil mi? Ohh ne güzel… Aa bir saniye, aslında çok büyük bir problemimiz var. Bazı programlar final yapıyor. Gerçi ne olacak Survivor başlıyor, yaşasın! Biri biter diğeri başlar. Ne harika bir şey değil mi? Tek sorunları; aç kalıp binlerce liraya aldıkları smart, led, akıllı, ışıklı, 500″ ekran, uydu alıcılı, televizyonlarına bir şey olmasın, yapacak hiçbir şey kalmıyor sonra. O programları izlemese yaşayamaz ki. İki faydalı bir şey yap, yok. Peki sen bilirsin. Beynini uyuştur, yalan dolan olan, prodüksiyon ile yapılan, cast ajansından toplanmış insanların şaklabanlıkları ile olmayan beynini doldur. Gerçek olduklarına inanarak, “Oha ne güzel kapışıyorlar” diye ağzın açık bir şekilde izle.

Bir de izlemen yetmiyormuş gibi ekmek paranı onlara mesaj atarak, sokağa at. Ama sakın iki satır bir şey okuyup aydınlanma! Faydalı bir şey yapma. Ne gerek var ki. İnsanlar, aklının alamayacağı kötü şeyler yaşayınca umursama. Olabilir de geç! Ya da zarar göreni suçla, yargıla… Onun suçu abi. Ne işi varmış? Ne yapıyormuş orada? Kendi rızası varmış. O zaten yolluymuş, bu zaten hak etmiş… Uzar gider bu liste. Sen bunları umursama. Sen aç televizyonunu, koltuğa otur ve oraya kök sal… Sıkıntı içinde yaşa, aldığın maaş ile zar zor geçin. Boyundan büyük vergiler ver. 3 kuruş değeri olan şeye 113 kuruş öde. Sürekli zam gör. Gerçi bunlara “Zam” kelimesi de sakıncalı. Bir şeyler çağrıştırır falan aman diyeyim… Sağdan soldan cinayet, tecavüz, facia, canlı bomba, savaş haberlerini gör. Sonra hemen kulağını çekip üç kez tahtaya vur, o zaman kurtulmuş oluyorsun. Sonra kalabalığın etkisinde kalarak sosyal medyadan iki yazı yaz. “İğneleyici laf sokma” paylaşımları yap. Görevini yerine getir ve bravo, kazandın! “Duyarlı vatandaş” oldun. Sonra kaldığın yerden izlemeye devam et.

Yine gaza geldiğin bir dönemde; huzur ve barış içinde, kötü şeyler yaşanmayan bir ülkede yaşamanın hayalini kur. Hatta bazen, “Ben yurt dışına gidiyorum yeaa!” diyorsun ya, deme. Çünkü; bunu hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceksin, unutma. Ama hep aklın oralarda olsun ihmal etme. Terör saldırısı ya da kötü bir şey olunca, bütün profillerini o ülkenin bayrağı ile süsle ve hakkında yazılar yaz. Ülkende olsa dönüp arkana bakma ama. En iyi ihtimal ile iki saat konuş, saçmalayarak ülkeyi kurtar veya suçluyu savun. Haksız olduğunu yüzüne vurunca, köşeye sıkışınca, “Aaa! Tamam yeter. Programım başlıyor, haftanın finali var” diyerek, “Televizyontez” yapmaya devam et.

Etiketler: » » » » » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.