logo

Medya Arasında Bir Soma

Soma’da Karanlıkdere maden ocağı faciasında yaşananların ana akım medyada ve sosyal medyada farklı şekillerde aktarılması, insanlar tarafından eleştirilen konular arasında yer aldı. Gerçeklerin yansıtılmadığını dile getiren halk, ayrıca Soma’nın STK, muhalif gruplar ve partilerin eylem yeri haline geldiğini ifade etti.

Ana akım medyanın yanı sıra, bağımsız yurttaş haberciler de  hem Karanlıkdere maden ocağında hem de Kırkağaçta, bulundu. Halk yanlarında gördüğü haberciler aracılığıyla seslerini duyurmaya çalıştı. Bölgedeki haberciler ise an ve an ilk anından beri faciayı kaydetmeye başladı. Yurttaş habercilerin yayınladıkları ile ana akım medyanın yayınladıkları ilk anlardan itibaren çelişkileri doğurdu. Çelişkiler ise halkın tepkilerini doğurdu. İlk anda kameralara konuşmaya çalışan dertlerini dile getiren Soma halkından, ertesi gün kamera gördüklerinde yavaş yavaş ‘çekmeyin, gidin buradan’ gibi tepkiler gelmeye başladı.

Halk medyaya güvenini kaybetti

Cansız beden sayıları ana akım medyada farklı farklı gösterilirken, yurttaş habercilerde farklı sayılar gözlere çarptı. Canlı yada cansız beden bekleyen ailelerin tepkileri her geçen gün arttı. Özel röportaj yapmak isteyen her bir haberci halkın yaşadığı stresi unuttu. Bir yanda yaşananları taraflı tarafsız kamuoyuna duyurmaya çalışan habercililer, bir yanda acılı aileler. Halk belli bir süre sonra rahat bırakılmayı tercih etti. Sebebi belliydi. Soma halkı, gerçeklerin gösterilmediğini dile getirmeye çalışırken tepkilerini tüm habercilere yansıttı. Ne kadar doğruydu? Bir yanda acı, bir yanda rant için haber yapmaya çalışmak? Git gide büyüyen cansız beden sayı tartışmaları, kaçak işçi çalışıyor muydu? sorusu ve politikacıların kendilerini ana akım medyada gösterme çalışmaları arasında ana akım medya Soma halkını unuttu. Acılarından çok yada psikolojilerini anlamak yerine medya ranttına döndü.

Naaşlarını istiyorlar

Soma halkının acısına ulaşamadıkları naaşlarıda eklendi. Ülkenin dört bir yanından gelen partiler, politikacılar, STK’lar ve haberciler belgeleme yada rant peşinde bulundu. Bu durum karşısında halkın medyadan gerçekleri görememeside eklenince Soma Medyacılara OHAL bölge oldu. Yurttaş haberciler bile ilk andan itibaren halkın yanında duruken onlarda halkın tepkisine maruz kaldı. Soma Devlet Hastahanesi’nde haber bekleyen ailelerin yüzleri sanki facianın üçüncü günüde değişmişti. Medyayı görünce sevinen aileler bu sefer medyadan nefret etmeye başladı. Her habercinin kamuoyu ile paylaştığı bilgiler doğrultusunda STK’lar, politikacılar ve muhalif grupların eylem yeri haline geldi.

Çağrı Öner

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.