logo

Rüşvet ve Yolsuzluk Sarmalında Yeni Kabine


image001

Erdoğan’ın yeni Kabine’sinde üç yeni isim LGBT örgütleri için özel önem taşıyor: Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu.

Gezi Direnişi sürecinde AK Parti içinde yaşanan gerilimlerden yıpranması ve ayrıca bazı bakanların Mart ayındaki yerel seçim adaylıkları nedeniyle Başbakan Erdoğan’ın yeni Kabine’yi bugünlerde açıklaması bekleniyordu. Ancak şüphesiz ki, yeni Bakanlar Kurulu’nun şekillenmesinde son haftalarda Türkiye gündemini sarsan Yolsuzluk Operasyonu belirleyici oldu.

Kabine’den 3 bakanın oğullarının gözaltına alınması, ikisinin tutuklanması ve soruşturma kapsamında AB Bakanı Egemen Bağış’ın da isminin rüşvetle beraber zikredilmesinden çok, Başbakan Erdoğan’ın yolsuzluk iddialarına verdiği demokratik etik dışı tepki büyük endişe yaratmıştı. Hal böyleyken, Erdoğan’ın dün açıkladığı yeni ekibi için BBC “savaş kabinesi” yorumu yaptı.

Ne olmuştu?

Statükonun zayıflatılması sürecinde onca yıl stratejik ortaklık yaptığı Fetullah Gülen Cemaati’ne bağlı savcı ve polislerin, dış güçler ve anamuhalefet partisi CHP ile birlikte iktidarına yönelik “sivil darbe” girişiminde bulunduğunu açıklayan Erdoğan, operasyonun ilk günlerinde art arda gösterdiği üç siyasi refleks ile büyük tepki topladı:

Soruşturmaya katılan amirleri de içeren çok sayıda emniyet görevlisini görevden aldı, soruşturma esnasında Adli Kolluk Yönetmeliği’ni değiştirdi ve yolsuzluk iddiasında adı geçen dört bakanın istifasını uzun bir süre istemedi.

“Amirim, müsaitseniz savcıyla size soruşturma için gelecektik de”

Adli kolluk sisteminin idari yapısı, Türkiye’de kuvvetler ayrılığı ilkesinin içinde bulunduğu garabet durumun bir yansıması. Türkiye’de savcılığa doğrudan bağlı bir adli kolluk teşkilatı bulunmuyor. Savcı, soruşturmalar esnasında İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Müdürlüğü’nden kadro tahsis ediyor.

Başbakan Erdoğan’ın manipülasyonu öncesinde yönetmeliğe göre, savcılık soruşturma emri verdiği an polis savcının emrine tabi oluyordu ve soruşturmanın gizliliği de bu çerçevede belirleniyordu. Adli Kolluk Yönetmeliği’nde yolsuzluk operasyonunun ilk günlerinde Hükümet tarafından yapılan düzenleme ile bundan böyle polis tüm soruşturmalardan kendi mülki idare amirlerini de, yani hükümetin atadığı yetkilileri bilgilendirmek zorunda olacak. Bu, savcıların kendi üstlerine yapacakları bildirimler için de geçerli. Yapılan bu değişiklik, yürütmenin yargı süreçlerine müdahalesini doğuracağından soruşturmanın gizliliği ve cezasızlıkla mücadele açısından çok büyük endişe yaratıyor.

Tüm bu görevden almalar ve yönetmelik değişikliği esnasında yolsuzluk ile suçlanan oğulları nedeniyle muhalefet tarafından istifası istenen Bakanlar bir hafta boyunca bunu yapmadılar. Bu bakanlardan birinin, bizzat Emniyet Teşkilatı’nın başında bulunan İçişleri Bakanı Muammer Güler olması, demokratik ilkeler açısından kabul edilemez.

“Ben istifa ediyorsam Başbakan da etsin”

Dün itibariyle istifalarını açıklayan üç bakandan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın gidişi ise bir açıdan şaşırtıcı oldu: Bayraktar, kendisine dikte edildiğini söylediği metni değil “kendi istifa açıklamasını” kamuoyuna duyurdu. Başbakan’ı “rahatlatma” metnini kabul etmedi ve “Yolsuzluğa konu olan her husus Başbakan’ın bilgisi dahilinde ve yasalara uygun şekilde oldu. Ben istifa ediyorsam, Başbakan da etmeli.” dedi.

Yeni Kabine eşcinsel ve trans yurttaşlar için hayırlı olacak mı?

İstifaların akşamına Başbakan Erdoğan yeni Kabine’yi kamuoyuna tanıttı. Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşmesinin, Gül’ün AB Bakanı Egemen Bağış’ın da istifasını istemesi dolayısıyla tartışmalı geçtiği haberi kulislerden basına yansıdı.

Tayyip Erdoğan’ın en çok 2015 genel seçimlerine dek görevinde kalması beklenen yeni Kabine’sinde üç yeni isim LGBT örgütleri için özel önem taşıyor: Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu.

İlk basına yansıyan haberlerde Adalet Bakanlığı için ismi geçen AK Partili hukuk profesörü Mustafa Şentop, yeni anayasa sürecinde tartışılan LGBT haklarına dair “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dair uluslararası sözleşmelerden gelen tüm hükümlere AKP olarak karşı çıkacaklarını” basına açıklamıştı. Yeni Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise geçen haftalarda Gezi Direnişi’ne dair “onlar camide içki içtiler, biz de altı kişiyi öldürdük, 13 kişinin gözünü çıkardık ve binlerce kişiyi yaraladık” anlamına gelen sözler ifade etmişti.

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık ve LGBT’lere yönelik şiddet ile mücadelede yeni Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’ın gündeminde nasıl yer alacağı meraktan çok “büyük bir acil ihtiyaç” ile bekleniyor. Kabine’nin tek kadın Bakanı İslam, lezbiyen, gey, biseksüel ve transları daha aile içinde hedef almaya başlayan homofobi ve transfobik şiddetin üstesinden gelmek için adım atmaya karar verirse, Türkiye’deki LGBT’lere ve Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na danışabilir.

Perşembe, 26 Aralık 2013

Haber: Kaos GL

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.