logo

Hoş geldin…


Arda Aydın
arda.aydin@windowslive.com

22425059Tarih 6 Mart 2009 Türkiye’nin yeni yargı sistemiyle tanıştık. Yargı sistemi birileri tarafından bilgisayarlara yerleştirilen ve aslı olmayan belgelerle Ergenekon  davası adı altında gazeteci, yazar ve üst düzey generalleri tutuklamaya başladı. Bunlardan biriside 2011 seçimlerinde CHP’den milletvekili seçilen Mustafa BALBAY’dı. Geçtiğimiz günlerde anayasa mahkemesine 1 yıl önce kadar yaptığı başvurunun sonucu serbest bırakıldı.

Tutukluluk süreci bir hayli zor geçti Mustafa BALBAY ve ailesi için. Yargı adına da büyük bir ayıp vardı ortada bence. Halkın vekil olarak tayin ettiği bir kişiyi uzun süre boyunca tutuklu olarak hapishanede çürümeye terk etmişlerdi oysa adına yolsuzluk davaları açılmak için bekleyen milletvekilleri, belediye başkanları özgürce hayatlarına devam edebiliyorlardı. Mustafa BALBAY tutukluluk sürecinden önce Cumhuriyet gazetesi Ankara temsilciliğini sürdürüyordu. Bu süreç boyunca 12 Nisan 2010 tarihinde tutukluluk hali yüzünden bu görevi Utku ÇAKIRÖZ’e devredildi. Mustafa BALBAY tutukluluğu süresince Yazılarına koşullar el verdiği süresince devam etti.

Tutuksuz yargılanmasına devam eden Mustafa BALBAY tahliye edildikten sonra mecliste yemin etti. 2011 yılında seçildiği milletvekilliği görevine 2013 yılının son ayında anca gelebildi. Özgürlüğüne hoş geldin Mustafa BALBAY.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mükemmel Bir Seyahat – 1950’lerde Bisikletle Dünya Turu

    24 Temmuz 2017 Araştırma, İnsan, Kadın, Köşe Yazıları, Manşet

    CycleSeven internet sitesinden Hilary Searle, 1950'lerde bisikletle dünya turu yapmış olan maceracı Louise Sutherland'ın bisiklet turu hakkında yazdı. Louise Sutherland, 1949 yılına kadar Londra'da çalışan Yeni Zelandalı bir hemşiredir. Bir kilise kermesinden 2.10£ ödeyerek bir bisiklet satın alır. Çalıştığı hastanede kendisine minnettar olan hastalarından biri “tekerin neşeyle dönsün” diyerek Louise için bir bisiklet römorku yapar. Louise, bu römorkla birlikte dünya turuna çıkmaya ve yolun bittiği son noktaya kadar gitmeye heveslenir. P...
  • Erkek fantazilerinin domine ettiği, Eril Kafalı Film Escape From Tomorrow (2013)

    22 Temmuz 2017 Köşe Yazıları, Manşet, Sinema, Video

    Gerçekten artık erkek fantazilerinin domine ettiği, eril kafalı filmler izlemekten bıktım. Evet her filmin içinde maruz kaldığımız minor eril bil dil olabiliyor, fakat bu biraz dozunu kaçırmış. Disneyland'da gizli kameralar kullanılarak çekilmiş bir film olması bu filmi takdir edilmesi gereken bir film yapmıyor. Öncelikle rahatsız edici eril kafasını ve baş karakterini düzeltmesi gereken bir hikaye yazmalıydı. Daha sonra ne guerillalık yapmak istiyorsan yapabilirsin. ...
  • KARAGÖL’E TIRMANIYORUM

    20 Temmuz 2017 Doğa, Köşe Yazıları, Manşet

    Zamanın behrinde, Tantalos adında kıyak bir kral varmış. M.Ö 8. yüzyılda yaşadığı ve Frigya kralı olduğu öne sürülen Tantalos, tanrıların sofrasına oturabilen tek kral. Fakat ne olduysa Tantalos, tanrıların bu hoşgörüsünü kötüye kullanır ve bunun sonucunda büyük bir cezaya çarptırılır. Efsaneye göre; Tantalos, Zeus tarafından Spil Dağının bir yarığından aşağı atılır ve düştüğü yer bir göle dönüşür. Berrak ve serin suların çenesine kadar geldiği bu gölde açlığa susuzluğa ve en kötüsü ölümsüzlüğe mahkum edilir. O zamanlar Tantalis olarak adlandır...
  • BİÇİM Mİ İŞLEV Mİ? HEPSİ? HİÇBİRİ..

    19 Temmuz 2017 Doğa, Köşe Yazıları, Manşet

    Guggenheim Müzesi Bilbao- Mimar: Frank Gehry.1997. Dekonstrüktiv mimari örneği. İlk bakıldığında gemiye benzetilse de aslında yukardan bakıldığında çiçek formu olduğu anlaşılmaktadır. Mimaride dekonstrüktivizm ya da yapısal analiz, 80'li yılların sonlarında doğdu. Parçalanma fikri onun karakteristik özelliğidir. Aynı zamanda, yapının yüzeyi ve genel görünüşü de manipüle edilir. Nesneye, iskeletini rahatsız etmesi ve yerinden oynatması beklenen eğrisel şekiller hakimdir. Binanın yapısı, kontrollü bir kaos duygusu ve öngörülemezliği uyandı...