logo

Kadına hakaret serbest, Gezi’ye destek yasak

Gezi Direnişi’ne sosyal medyadan destek veren 15 çalışanı hakkında “fikir açıklama adı altında suç işlemişlerdir” diyen TRT’ye Haber Sen’den cevap geldi.
kcdp_17.10.2013_c14db6d4-1881-44ea-b868-dfd761710781
Haber-Sen, kadın düşmanı açıklamalarda bulunan İnançer’e ifade özgürlüğü diyerek sahip çıkan TRT’nin Gezi konu olunca soruşturma açmasının çifte standart olduğunu belirtti.

Gezi Direniş’ne sosyal medyadan paylaştıkları mesajlar ile destek veren TRT çalışanları hakkında soruşturma açıldığı haberlerine, TRT’den yanıt gelmişti. Gezi direnişi ile ilgili, yüzlerce TRT çalışanının sosyal medya aracılığıyla fikrini açıkladığı aktarılan açıklamada, “TRT, fikrini açıklayanı değil fikri açıklama adı altında suç işleyen 15 personeline soruşturma açmıştır” denilmişti.

TRT ayrıca “Milletin vergisiyle maaş alanların kamu kurallarına karşı ayrıca sorumlulukları bulunmaktadır.” diye soruşturmayı savunmuştu.

TRT’nin bu açıklamasına Haber-Sen’den (Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası) çarpıcı bir yanıt geldi. Haber-Sen yaptığı açıklamada “Kadın yurttaşlarımıza hakareti alışkanlık haline getiren Ömer Tuğrul İnançer için “TRT’yi değil kendisini bağlar” diyen TRT yönetiminin, konu Gezi olayları olunca nasıl bir çifte standart uyguladığı kamuoyunun dikkatinden kaçmamalıdır.” dedi.

Haber Sen’in açıklaması:

“Gezi olaylarına destek veren TRT çalışanlarına karşı başlatılan soruşturma, tam anlamıyla bir sindirme ve yıldırma operasyonudur. Zira bu soruşturmanın, kurumda yürütülen hizmetlerle hiçbir ilişkisi bulunmamakta ve TRT yönetimini ilgilendirmemektedir. TRT Yönetimi, yaptığı açıklama ile bu hukuksuz soruşturmaları savunmaktadır. Oysa Gezi Parkı protestosuyla başlayan ve haziran ayı boyunca tüm yurda yayılan bu olaylar, TRT yönetimine karşı değil Hükümet uygulamalarına karşı bir itiraz ve başkaldırıdır. Her fırsatta Kurumun Anayasal Özerkliğinden bahseden TRT yönetimi kendisine görev çıkarmış, açtığı bu soruşturmalarla Hükümet uygulamalarının savunuculuğunu üstlenmiş ve böylece de dolgun bir bayram harçlığını hak etmiştir. TRT Yönetimi, Hükümete karşı değil halkımıza karşı sorumlu olduğunu unutmamalı ve bu hukuksuz soruşturmaları derhal durdurmalıdır. Yaptığı açıklamada “Yayın yoluyla hakarete” atıfta bulunan TRT yönetimi, öncelikle TRT ekranlarından yapılan hakaretlere engel olmalıdır. Kadın yurttaşlarımıza hakareti alışkanlık haline getiren Ömer Tuğrul İnançer için “TRT’yi değil kendisini bağlar” diyen TRT yönetiminin, konu Gezi olayları olunca nasıl bir çifte standart uyguladığı kamuoyunun dikkatinden kaçmamalıdır.

Yine yaptığı açıklamada “Milletin vergisiyle maaş alanların kamu kurallarına karşı ayrıca sorumlulukları bulunmaktadır” diyen TRT Yönetimine sormak gerekir:
• TRT’nin Ömer Tuğrul İnançer’e ödediği paranın içinde hakarete uğrayan kadın yurttaşlarımızın vergileri yok mudur?
• Peki ya, Emniyet Müdürlüğünden TRT’ye transfer ettiğiniz hemşehriniz (önce TRT-HD kanalında “Müdür” yapılmıştır, şimdi de aynı maaşla Genel Müdür koruması olarak çalışmaktadır) Ahmet Yavuz Darçın’a ödenen dolgun maaş kimlerin vergisiyle ödenmektedir? Dolayısıyla TRT kendi işine odaklanmalı ve kamu hizmeti yayıncılığı olarak tarif ettiğimiz “eşit, dürüst ve objektif” yayıncılık anlayışıyla halka karşı sorumluluğunu yerine getirmelidir.

HABER-SEN MERKEZ YÖNETİM KURULU

Etiketler:
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.