logo

01 Eylül 2013

Öğrenci Kolektifleri’nden 1 Eylül açıklaması

Ortadoğu’da AKP eli ile yükseltilen savaş çığrıtkanlıklarına ve emperyalist saldırılara karşı Öğrenci Kolektifleri’nden 1 Eylül Dünya Barış Günü üzerine bir açıklaması geldi

“Savaşa Karşı Gençlik Bir Adım Öne
Ortadoğu’da kazan emperyalistlerin savaş naralarıyla kaynıyor. AKP de aylardır beklediği “fırsatı” kaçırmamak için var gücüyle savaş çıkartmaya çalışıyor. Suriye’de yüzlerce insanın ölümüyle sonuçlanan saldırı kimin yaptığı henüz netlik kazanmadan ve ipuçları Esad dışındaki unsurları da işaret ederken emperyalistler ve aktif taşeron AKP hayatını kaybeden insanları bahane olarak gösterip savaşa hazırlanıyor.  Emperyalistler ise bölgeyi kan ve gözyaşına boğmayı görev biliyorlar. Tarih boyunca savaşlardan beslenen kan emici emperyalistler şu anda müdahalenin biçiminde anlaşmaya çalışıyor.

ABD Ortadoğu’da kanayan tüm yaraların baş sorumlusu olduğu halde yine Irak’taki gibi sözüm ona insanlık namına kanı durdurmaya gideceğini beyan ediyor. Birkaç gün sürecek sembolik bir müdahaleyle gözdağı vermeyi düşünen ABD’den daha korkuncu ise AKP iktidarı. Birkaç gün yetmez uzun süreli müdahale gerekli diyerek, bugüne kadar çuvalladığı Suriye politikasında savaş kazanan bir iktidar olarak çıkıp hem içerde kendine desteği arttırmak hem de Ortadoğu’da ABD’nin aktif taşeronluğu görevini ileri inisiyatifle ele almaya çalışıyor. Bölgenin dengeleri ise her zamankinden daha gergin ve özneler kartlarını her zamankinden açık oynuyor. İran olası bir müdahalenin ABD için 2. bir Vietnam olacağını ve sonucunda da İsrail’in yol olacağını söyleyerek olası bir savaştaki safını belirtmiş oldu. Rusya ise Suriye’de “olanların sorumlusu ÖSO’dur” diyerek müdahaleye karşı tavrını gösterdi. Bu haliyle BM Güvenlik Konseyi adına müdahale yapılamayacak gibi duran sürece yeni öneri Ortadoğu’nun strateji uzmanı(!) Ahmet Davutoğlu’ndan geldi.  Gönüllüler koalisyonu aracılığıyla müdahale yapılabilir diyen Davutoğlu, bu koalisyonda da gururla yer alacaklarını işaret etti.

Ortadoğu’nun yakın geçmişinde ABD’nin Irak müdahalesini hatırlatmakta fayda var. Saddam’ın elinde kitle imha silahları var etiketiyle müdahale eden ve binlerce insanın ölümüyle sonuçlanan Irak işgali henüz unutulmadı. O kadar geriye gitmeyip Cilvegözü’nü, Ceylanpınar’ı, Akçakale’yi ve Reyhanlı’yı hatırlayalım. Ortadoğu’da sıkılan her kurşun, atılan her bomba Türkiye sınır kentlerinde insanların ölümüyle sonuçlanmaktadır. Emperyalistlerin ve yerli işbirlikçisi AKP iktidarının bölgesel çıkarları Ortadoğu halklarına ölüm saçmaktadır. Acı deneyimlerimiz, savaşa karşı hep birlikte mücadele etmenin gerekliliğini hatırlatmaktadır.

AKP Suriye’de savaş çığırtanlığı yaparken iç politikada da 30 yıldır süren kirli savaşa sahte barış söylemleri geliştiriyor. Kürt Sorunu’na dair ürettiği çözüm politikasında barışa olan özlemi defalarca tekrarlayan Tayyip Erdoğan’ın samimiyeti Suriye politikasından ölçülebilir. Kürt Sorunu’na yaklaşımını Suriye’den bağımsız tartışamayacağımız AKP’nin sorunsuz bir iç politikayla savaşa girme hazırlığı yaptığı görülmektedir. Gelinen süreçte kalıcı bir barış için attığı hiçbir adımı olmayan AKP savaş için hazırlıklarını tamamladığını gururla açıklamaktadır. İçerde ve dışarda farketmeksizin savaştan beslenen AKP iktidarı karşısında halkların barış ve kardeşlik mücadelesini yükseltmek gereklidir.

AKP iktidarı için savaş en kolay seçimdir. Erdoğan’a göre savaşa giren bir ülkede tribünlerde ve kampüslerde atılan “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganlarını kötülemek daha kolay olacak, zamlara ses çıkmayacak, yerel seçimlerde “istikrar” bozulmayacak ve AKP’nin çöken hatta rezil olan dış politikası yeniden toparlanacak. AKP çareyi savaşta aramaktadır. Tayyip Erdoğan açıkça görülüyor ki gezi direnişinden beri kendini toparlayamadı ve sağlıklı düşünemiyor. Gezi direnişçilerinin Ortadoğu halklarının kardeşi olduğunu unutuyor. Hatay’da direnişin ne denli büyüdüğünü göremiyor. Ve bu ülkenin üniversitelilerinin savaşın karşısında barışın savunucusu olacağını aklından çıkarıyor.

1 Eylül Dünya Barış günü bu yıl çok daha anlamlı bir zemine oturmaktadır. Ağaçları, parları savunmanın yaşamak için gereklilik olduğunu gösterenler, barışın da yaşamak için temel bir gereklilik olduğunu göstermekten geri durmayacaktır.Türkiye’nin içinde bulunacağı olası bir savaş tüm Türkiye halklarına gözyaşı ve ölüm olarak geri dönecektir. Bu ülkenin üniversitelileri emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin savaş çığlıklarını boğazlarında düğümlemeye hazır. Üniversitelilerin barış için inşa edeceği daha çok kardeşlik köprüsü var. Üniversiteliler savaş çığlıklarıyla ülkenin geleceğinin kararmasına izin vermeyecekler. AKP’ye rahat uyku uyumak yok, savaşa karşı gençlik bir adım öne.”

Etiketler: » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.