logo

Çile Kartalım Çile ‘Orada bir köy var uzakta’


Ömer SARAÇ
saracomer87@gmail.com

fotoOlimpiyat Stadı denince, insanın aklına ortalama bir taraftarın en az 4- 5 vesait yaparak ulaşacağı, zaten tıklım tıklım dolu nefes alınamayan metro seferlerinden sonra bir de stada doğru uzunca bir yol yürünmek zorunda kalındığı, tribünde yaptığın tezahüratın saha içine hiç ulaşmaması, bırak kendi bulunduğun tribünü, üst tribünün sesinin bir alt tribün tarafından duyulmadı bir stad geliyor. Ancak  dün gece Atatürk Olimpiyat Stadı’nda, tüm bu sorunlardan daha büyük sorunlar vardı. Maçın 21.45’te başlamasına rağmen hem gidişteki hem de dönüşteki yolu göze alıp Beşiktaş’ı sezonun ilk maçında izlemek için bilet alan taraftarlardan bazıları bilet parasını ödemelerine rağmen Biletix engeline takılarak mücadeleyi tribünde takip edemedi. Maçtan yaklaşık bir buçuk saat önce internetten satın aldıkları biletlerin çıktılarını almak için sıraya giren taraftarlar, herhangi bir açıklama yapılmadan yarım saat bekletildikten sonra elektrik yok (jeneratör de mi çalışmıyor?) biletler basılamıyor açıklamasıyla şaşkına döndü. Bu açıklamadan sonra trajikomik olaylar büyüyerek devam etti. Biletix Bilet Dağıtım Gişesi’nin üzerine çıkan bir taraftar, orada bulunan 15 bin taraftara çömelmesini (!) söyleyerek adını okuyacağı kişinin el kaldırması suretiyle biletini alacağını belirtti. O karmaşanın içerisinde okuduğu isim duyulmazken, bu modern uygulamadan da kısa zamanda vazgeçildi. Polis maça bilet alan ama girememe sıkıntısıyla karşı karşıya kalan taraftara gereken anlayışı göstermeyerek, bir kez daha kendileriyle taraftarların aynı dilden konuşmadıklarını göstermiş oldu. Tüm bunlar yaşanırken maçın başlamasına çok kısa bir süre kalmıştı ve birçok taraftar maça giremeyeceğini düşünüyordu. Bir grup taraftar ile polis arasında çıkan arbedeyi fırsat bilen bir kısım taraftar, çok dar ve sıkışık tellerin arasından geçerek takımına kavuştu. Tabii bu taraftarların hiçbir arama olmadan içeri girdiklerini, stad içerisinde bir suç işleseler bile biletleri Biletix tarafından verilmediği için aslında stadda bulunmadıklarını da söyleyelim ! Fikstür ilerledikçe bu stadla ilgili daha çok konuşuruz. Ne diyelim.. Olimpiyat yolu, bu sezon da çile dolu…

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KARAGÖL’E TIRMANIYORUM

    20 Temmuz 2017 Doğa, Köşe Yazıları, Manşet

    Zamanın behrinde, Tantalos adında kıyak bir kral varmış. M.Ö 8. yüzyılda yaşadığı ve Frigya kralı olduğu öne sürülen Tantalos, tanrıların sofrasına oturabilen tek kral. Fakat ne olduysa Tantalos, tanrıların bu hoşgörüsünü kötüye kullanır ve bunun sonucunda büyük bir cezaya çarptırılır. Efsaneye göre; Tantalos, Zeus tarafından Spil Dağının bir yarığından aşağı atılır ve düştüğü yer bir göle dönüşür. Berrak ve serin suların çenesine kadar geldiği bu gölde açlığa susuzluğa ve en kötüsü ölümsüzlüğe mahkum edilir. O zamanlar Tantalis olarak adlandır...
  • BİÇİM Mİ İŞLEV Mİ? HEPSİ? HİÇBİRİ..

    19 Temmuz 2017 Doğa, Köşe Yazıları, Manşet

    Guggenheim Müzesi Bilbao- Mimar: Frank Gehry.1997. Dekonstrüktiv mimari örneği. İlk bakıldığında gemiye benzetilse de aslında yukardan bakıldığında çiçek formu olduğu anlaşılmaktadır. Mimaride dekonstrüktivizm ya da yapısal analiz, 80'li yılların sonlarında doğdu. Parçalanma fikri onun karakteristik özelliğidir. Aynı zamanda, yapının yüzeyi ve genel görünüşü de manipüle edilir. Nesneye, iskeletini rahatsız etmesi ve yerinden oynatması beklenen eğrisel şekiller hakimdir. Binanın yapısı, kontrollü bir kaos duygusu ve öngörülemezliği uyandı...
  • İmgelerle Konuşan Yönetmen Kim Ki Duk

    11 Temmuz 2017 Köşe Yazıları, Manşet, Sinema

    Güney Kore'nin bir taşra köyünde dünyaya gelen efsanevi yönetmen, senarist ve yapımcıdır kendisi. Zor bir hayat geçiren Kim Ki Duk bu efsane tarzını geçirdiği zor hayata borçlu sanırım. Sinema ile ilgili hiç bir eğitimi yok ve hiç bir sinemacının asistanlığını yapmamış yani tamamen dışarıdan bir göz olması insanı harete düşürüyor. Tarım ile ilgili bir okulda okumuş fakat maddi sıkıntılardan dolayı devam edememiş, deniz kuvvetlerinde bile çalışmış. Hatta sinemayla ilk karşılaşması bile 30 yaşında olmuş. İlk defa bir filmi 30 yaşınday...
  • Adil On The Road 7: Travmatiktir Bahtı Kalbimin

    11 Temmuz 2017 Köşe Yazıları, Manşet

    Geçmişte yaşadığımız ve üzerimizde etki bırakan bazı olaylar, biz farkında olmadan hayatımızda travma noktaları oluşturur. Bu travma noktaları da, o yaşadığımız olaylara benzer olayları tekrar yaşadığımız anda alacağımız kararları, olumlu yada olumsuz olarak, doğrudan etkiler. Bunu da sigara içtiği için ayrıldığım eski bir kız arkadaşımın beni zorla götürdüğü ‘psiko-drama’ seansında öğrenmiştim. Aslında sigara içtiği için ayrılmam da benim bir travmamdı, ama bundan kendisinin hiç bir zaman haberi olmadı. Ben bazı travmalarımı bu şekilde yaşı...