logo

17 Ağustos 2013

Rıza Türmen: “Türkiye Devletinin Anayasacılığında Bir Kilometre Taşı”

TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi, CHP Milletvekili Rıza Türmen, “LGBTT Bireyler ve Yeni Anayasa Hazırlık Süreci”ni Kaos GL’ye değerlendirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Eski Yargıcı Rıza Türmen, Kaos GL’ye yaptığı özel değerlendirmede, Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliğinin anayasal düzeyde anayasa yapıcı tarafından “gerekçede bile olsa” tanınmasının LGBT’ler için önemli bir kazanım olduğunu belirtti.
“Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğini 2 yıldır kararlılıkla savunduk”
Taslak Anayasa’nın Eşitliği düzenleyen maddesinin 3. Fıkrasının ayrımcılık yasağını ele aldığını belirten Türmen, “LGBTT Bireyler ve Yeni Anayasa Hazırlık Süreci”ne dair şu bilgileri verdi:
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak “dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep etnik köken, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ve diğer sebeplerle” ibarelerini öneri olarak sunduk ve yaklaşık 2 yıla yakın süredir kararlılıkla savunduk.
Öneriler arasında yer alan “hiç kimse hiçbir sebeple ayrımcılığa tabi tutulamaz” gibi önerileri reddederek, çağdaş anayasacılık yaklaşımını dikkate alarak, uluslararası ayrımcılık temellerini sınırlamaksızın tek tek sayma yöntemini tercih ettik.”
“MHP ve AKP ayrımcılık yasağına şiddetle karşı çıktılar”
TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Türmen, eşitlik maddesinin ilk görüşüldüğü andan itibaren, MHP ve AKP’nin ayrımcılık yasağında “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” ifadelerinin yer almasına şiddetle karşı çıktıklarını belirtti.
“Öyle ki üçüncü tur görüşmeleri olarak tabir edilen son zamanlardaki görüşmelere -danışmanlar toplantıları da dahil olmak üzere- kadar bu ifadelerin gerekçe de dahil olmak üzere hiçbir surette yer almaması konusunda ısrarcı olmuşlardır.”
“Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin Anayasa’da yer alması LGBT’lere ek güvence sağlar”
CHP’nin baştan itibaren cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin Anayasa’da yer almasını kararlılıkla savunduğunu belirten Rıza Türmen, Kaos GL’ye yaptığı değerlendirmeye şöyle devam etti:
“Anayasanın yorumlanması, alt hukuk normlarının düzenlenişi veya uygulama bakımından “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” ifadelerinin anayasa metninde yer almaması LGBTT bireylere devlet organlarının ayrımcılık uygulayabileceği sonucunu doğurmaz. Nitekim, metinde “diğer sebepler” ifadesi herhangi bir biçimde bu şekilde bir ayrımcılığı anayasaya aykırı hale getirecektir. Öte yandan bunun anayasa metninde yer alması LGBTT’ler açısından ek bir güvence sağlayacağı için baştan itibaren partimiz tarafından kararlılıkla savunmuştur.”
“Hukuki bağlayıcılığı yok ama devletin yükümlülüğü var”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Eski Yargıcı Rıza Türmen, “Cinsel Yönelim” ve “Cinsiyet Kimliği” ibarelerinin gerekçede yer almasının hukuki bağlayıcılığı olmadığı görüşünü ise şöyle değerlendirdi:
“Bu ibarelerin gerekçede yer almasının hukuki bağlayıcılığı olmadığı görüşü doğru olmakla birlikte, gerekçe notunda yer alması başta yargı organı olmak üzere bütün devlet organlarının anayasada öngörülen ayrımcılık ilkesini yorumlarken cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığın da yapılamayacağını göz önünde bulundurma yükümlülüğünü getirmektedir.”
“LGBT’ler bakımından önemli bir kazanım”
“Türk anayasacılık tarihinde bu kimlikler hiçbir şekilde tanınmamıştır” hatırlatması yapan TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Rıza Türmen, gelişmenin önemine dikkat çekti.
“Kimliklerin anayasal düzeyde anayasa yapıcı tarafından gerekçede bile olsa tanınması LGBTT bireyler bakımından önemli bir kazanımdır. Bu basamak LGBTT bireyler bakımından Türkiye Cumhuriyeti Devletinin anayasacılığında bir kilometre taşıdır.”

Etiketler:
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.