logo

FKF, Gençlik önderi Harun Karadeniz’i ölümünün 38. yılında unutmadı

Gençlik önderi Harun Karadeniz’in ölümünün 38.yılında Fikir Kulüpleri Federasyonu(FKF) Resmi facebook sayfasından Harun Karadeniz’i andı ve 1967-1968 İTÜ Yıllığındaki Yazısını paylaştı

 

1175490_507002286044894_793057611_n

1942’de Giresun’un Alucra’sında doğdu Harun ve İTÜ’nde okudu. İTÜ İnşaat Fakültesi Talebe Cemiyeti başkanlığı ve İTÜ Talebe Birliği Yönetim Kurulu üyeliği ve başkanlığı yaptı.

1967 yılında “Özel Okullar Devletleştirilmelidir” kampanyasının başında yer aldı.

“İlkokullardan Üniversiteye Dek Eğitim ve Devrim” sloganıyla İTÜ’nün işgali eylemini başlattı. Amerikan emperyalizmini ve vurucu gücü 6. Filo’yu protesto eylemlerinde öncülük yaptı.

Ekonomik bağımsızlık olmadan ülkenin sömürgelikten kurtulmuş olmayacağı anlayışıyla “Onlar Ortak, Biz Pazar, İşte Size Ortak Pazar” kampanyasını yürüttü. İşçi grevlerini destekledi.

Düşünceleri ve eylemleri nedeniyle 12 Mart 1971 faşizmi döneminde TKP ve Dev Genç davalarından yargılandı. Hapishanede sağlığı bozuldu, düzgün biçimde tedavisine uzun süre izin verilmedi. Sonunda tedavisi için yurt dışına gitmesine izin verildiğinde artık çok geçti, kolu kesildi.

Harun’un bu günleri yazıya şu satırlarla geçirdi:

“İstanbul’a geldikten sonra öğreniyorum ki, ben içerideyken karım İstanbul Sıkıyönetim Adli Müşaviri Turgut Akan’a çıkmış ve: “Kocamı hangi suçla tutuyorsunuz? Sağlığı iyi değil, hayati tehlike söz konusu. Sağlık kurulları ve klinik raporları bu durumu belirtiyor” demiş. Adli Müşavir’in cevabı ise benim Ankara öykümün içyüzünü açıklamaya yeter de artar bile: “Ölsün istiyoruz” demiş Adli Müşavir. “O eline silah almadı; eğer eline silah alsaydı işini bitirmek çok kolaydı. O bizim için eline silah alanlardan daha tehlikeli ve onun için de ölsün istiyoruz.” Bu sözler 1972 yılı sonbaharında söylendi. Şu an yıl 1975 ve aylardan şubat. Benim sağ kolum kesildi ve fakat ölmedim…”

15 Ağustos 1975’te Türkiye’den bir yıldız daha kaydı, sosyalist mücadelenin genç önderi Harun Karadeniz yaşamını yitirdi.

Geride ülkesine adadığı yaşamının destanını ve yayımlanmış şu yapıtları bıraktı: Yaşamımdan Acı Dilimler, Eğitim Üretim içindir, Kapitalsiz Kapitalistler Yerimizi Bilelim, Türküler Yalan Söylüyor, Özel Yüksekokullar ve Ardındaki Oyun, Olaylı Yıllar ve Gençlik.

1967-1968 İTÜ Yıllığındaki Yazısı:

“GENÇLİK VE GELECEĞİ

Gençliği ülke sorunları ile ilgilenmeyen bir ulusun sonu gelmiş demektir.Gençlik olarak biz, ülke sorunları ile ilgilenmeyi görev biliyoruz ve ülke sorunlarıyla ilgilenip etken olduğumuz ölçüde görevimizi yaptığımıza inanıyoruz.

Çünkü ülkenin geleceği, gençliğin geleceğinden ayrı düşünülemez. Biz ülke sorunları ile ilgilenmekle, gerçekte kendi geleceğimize sahip çıkmış oluyoruz. Yaşlı kuşağın bize devredeceği Türkiye’yi, Amerikan üslerini, bizi Amerika’ya bağlayan ikili anlaşmaları, yıldan yıla artan dış borçları ve Türk halkının nasıl sömürüldüğünü görüp de ülke sorunlarıyla ilgilenmemek en yumuşak söyleyişle ihanettir. Türk ulusuna ihanettir. Türk devletinin geleceğine ihanettir.

Gençliğin ülke sorunlarıyla ilgilenmesi ve sömürülen Türk halkından yana eylemler yapması, sömürgen çevreleri tedirgin etmekte ve bu çevreler “Gençlik siyaset yapıyor” diye feryadı basmaktadır.

Egemen sınıfın isteğine kalırsa, onlar bizi yönetecekler, ömrümüz boyunca acısını çekeceğimiz ikili anlaşmalarla bizi bir yabancı devlete bağlayacaklardır. Fakat biz kadere boyun eğeceğiz, bu ikili anlaşmalara karşı çıkmayacağız.

Bir doğu-batı savaşında onlar Türkiye’yi bir nükleer hedef haline getirecekler. Fakat biz NATO’ya karşı çıkmayacağız.Bütün yer altı kaynaklarımızı Amerika’ya peşkeş çekecekler, fakat biz bu sömürünün hesabını sormayacağız.

Köylünün ürününü ucuza kapatarak köyle kardeşlerimizi sömürecekler, fakat biz köylüyü sömürüyorsunuz dahi demeyeceğiz.Kıbrıs’ta yolumuzu kesen 6. filo İstanbul Limanı’na demirleyecek, fakat biz 6. filoyu protesto etmeyeceğiz.

Meslek bilgimizi kullanarak lüks binalar inşaa edeceğiz, fakat bu binalarda kimlerin yatıp kalktığını sormayacağız.Mühendis olarak silahlar yapacağız, fakat bu silahlar küçük ücretlerine zam isteyen işçi kardeşlerimize çevrildiği zaman ses çıkarmayacağız.

Bugünün öğrencileri yarının meslek adamları olarak ülkemizin bütün sorunları ile ilgilenmek zorundayız.Öğrenciliği bitirip meslek hayatına atılacak olan biz mühendisler için iki yol vardır. Bu yollardan biri, kim için ve ne için üretim yaptığını düşünmeksizin egemen sınıfların yararına üretim yapmaktır. Kısaca neden ve niçinini düşünmeksizin bir miktar karşılığında üretim yapmak yani robotlaşmak.

İkinci yol ise kim için ve ne için çalıştığını bilerek emekçi halkın yararına üretim yapma olanaklarını aramaktır. Bir başka deyişle, ikinci yol küçük bir azınlığın yararına robotlaşmak değil, büyük çoğunluğun, yani toplumun yararına çalışarak insanlaşmak yoludur.

1967-1968 İ.T.Ü. ARI YILLIĞI”

Etiketler: » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.