logo

Kortlardan Taşan Bir Rolls-Royce Hikayesi

17 KEZ OLMAZ

Kalp krizi denildi ilk etapta. “Zaten uyuşturucuya takılıyor” muhabbetine de çıra oldu bu kalp krizi yaftası. Gerçek, otopsiden sonra anlaşıldı. Karbonmonoksit zehirlemişti Vitas’ı.. Aslında, ne olduysa olmuştu da Gerulaitis artık yoktu. Tenis dünyası, tarihinin en renkli karakterlerinden birini 40′ında kaybediyordu. Ekranlar kıvırcık uzun saçlardan mahrum kalacak; Rolls-Royce ile gezmeler ve Stüdyo 54′te kokain partileri Vitas’sız yapılacaktı artık..

Giriş bu şekilde yapılınca, Gerulaitis sadece işin magazin boyutunda var sanılmasın. Yaşamı kadar ayakları da hareketliydi, kortta basmadık yer bırakmamasının yanında file önüne çıktığında pek az affederdi.. 1954, Brooklyn doğumlu yetenekli tenisçi 1978 yılında sıralamanın 3. basamağına kadar yükselmişti. 1977′de Bjorn Borg’e kaybettiği Wimbledon yarı finali hala efsane maçlar arasında. 8-6 ile kaybettiği final seti büyük hayal kırıklığı olsa da, bu yarı final O’na bir momentum sağlıyordu. Litvanya asıllı raket, Wimbledon’dan 5 ay sonra Avustralya’da tarih yazıyor; ilk ve tek Grand Slam zaferini kazanıyordu. O tarihlerde Avustralya Açık şimdi olduğu gibi Ocak ayında değil, yıl sonundaki Slam olarak Aralık ayında gerçekleştiriliyordu. O yüzden Vitas Gerulaitis’in teklerdeki bu yegane Grand Slam şampiyonluğu, kayıtlarda 1977 yılında kazanılmış olarak görünmekte. Wimbledon ve Aussie’de durum böyleyken, Gerulaitis 1979′da Amerika Açık finalini de görüyordu. Ne var ki, NewYork’tan hemşehrisi John McEnroe’ye üç sette boyun eğmekten kurtulamıyordu. Ancak bu ikili yılın sonunda Birleşik Devletler’i Davis Cup şampiyonluğuna taşımayı başarıp Vitas’a bir teselli vermeyi başarıyorlardı. Wimby, Aussie ve New York’ta durum buydu; peki Roland Garros’ta hiç bi’şey yapmadı mı bu adam yahu.. 1980′de, Paris toprağında finali gördü Gerulaitis. Ancak rakip Borg’du; sonuç aynıydı.. Bu kez Wimbledon finalindeki kadar da zorlayamıyordu Borg’u. Üç sette teslim oluyordu.. Bu, tenis tarihinin gördüğü en tek taraflı rekabet olarak adlandırılabilir. 7 tanesi final olmak üzere 16 maç ve 0 (yazıyla sıfır!) galibiyet.. Vitas her ne kadar rahat ve bu tür şeyleri kafaya takmayan yapıda bir adam olsa da bu ağır seri, O’nun ciddi psikolojik sıkıntı yaratmış olmalı; ki Borg karşısında her yeni maç daha kötüye giden bir performans sergilemesi de buna işaret ediyor.

Gerulaitis teklerdeki tüm bu başarılarının yanında, çiftlerde de bir Wimbledon şampiyonluğuna sahip. Aslında kariyerinin ilk Grand Slam zaferi de çiftlerdeki bu şampiyonluktur. Partneri Sandy Mayer ile birlikte yakaladığı bu başarı 1975 yılında gelmişti. Litvanya asıllı Amerikalı, üst düzey turnuvalarda kazandığı 25 tekler, 8 çiftler şampiyonluğunun ardından 1986′da raketi asmaya karar verdi. Renkli ve hareketli yaşamını sürdürmeye devam ederken, tenisten asla kopmadı. 1988-1994 yılları arasında ESPN ve CBS’te yorumcu olarak görev aldı. Bu arada, 1994′te çok ilginç bir buluşma yaşandı. Pete Samprass’ın koçu Tim Gullikson’un bir süreliğine ailevi bir sorunla uğraşmak durumunda kalması hasebiyle, “Pistol Pete”nin koçluğunu İtalya Açık boyunca Vitas Gerulaitis yaptı. İtalya Açık’ta birlikte kazanılan şampiyonluk bir yana; ikili arasında sıkı bir dostluk da oluştu. Vakur, ketum Pete ile eğlenceli, coşkun Vitas her nasıl olduysa birlikte golf kursuna gitmeye karar verecek kadar anlaşmayı başarmışlardı. Ancak, Gerulaitis için çok zaman kalmamıştı ne yazık.. İtalya Açık’tan 4 ay sonra, o talihsiz olay 40 yaşında yakalıyordu Vitas’ı. Arkadaşının evinde kaldığı gece, havuzu ısıtan propan sistemindeki kaçak, evin içini karbonmonoksitle dolduruyor ve Brooklynli’yi zehirliyordu..

Gerulaitis’in kariyerinin en ilginç istatistiği olarak, Borg’a 16 kez yenildiğinden ve hiç kazanamadığından dem vurmuştum. Borg’e karşı seri henüz sürdüğü sıralarda 16 kez üst üste yenilme serisine ulaştığı(!) bir adam halihazırda oradaydı; Jimmy Connors. 1979′un Ocak ayında, Avustralya Açık şampiyonluğunun hemen ardından, ikili 17. kez karşılaştılar. Bu kez kazanan Gerulaitis’ti. Ölümünün ardından, kuşkusuz pek çok renkli ve sansasyonel anı kalıyordu ama Connors karşısındaki bu zaferin ardından bir sözü vardı ki; herşeyi özetler nitelikteydi. Şöyle diyordu:” Bu hepinize ders olsun, hiç kimse Vitas Gerulaitis’i 17 kez üst üste yenemez..”

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.