logo

Duyduklarınızdan farklı bir futbol hikayesi


Ömer SARAÇ
saracomer87@gmail.com

7 Kara Kedi

imagesArjantin ve futbol kelimeleri yan yana geldiğinde şüphesiz ki dillerden ilk düşecek kelime Maradona’dır. Arjantin, futbol ve ezeli rekabet dediğimiz zaman ise hemen Boca Juniors – River Plate rekabetinin akla gelmesi sadece bir alışılagelmişliktir. Fakat Buenos Aires topraklarında Boca-River kapışmasından daha ‘kin’lisi vardır; Racing Club – Independiente.

Arjantin’in dini ve milli olmak üzere tam 14 bayramı vardır. Bu sayı, Racing Club taraftarları bakımından bu Pazar günü 15’e yükselebilir. Çünkü, Independiente- San Lorenzo maçında ev sahibi takımın yaşayacağı olası bir puan kaybı ya da Independiente kazansa bile Argentinos Juniors’un sahasında ağırlayacağı Colon karşısında olası galibiyeti karşısında ezeli rakipleri Independiente nam-ı diğer ‘El Rojo’ küme düşecek !

Racing Club, başkent Buenos Aires ve Güney Amerika’nın gelmiş geçmiş en efsane kulüplerinden biridir. Esas adı Racing Club Avellaneda’dır. Avellaneda, başkent Buenos Aires’in bir liman semtidir. Aynı semtin bir diğer takımı da Independiente’dir ve bu iki takımın stadları arasındaki mesafe sadece 250 metre olsa da aralarındaki rekabet çok ama çok farklıdır. Hele aralarında bir ‘kara’ hikaye vardır ki…

racingamargos049ri0

Bu hikayenin başlangıcı 1900’lü yılların başına dayanıyor. Racing Club, 1915 ile 1918 arasında tam 4 kez,  1949-1953 yılları arasında ise tam 5 kez şampiyon oldu. 1967 yılına geldiğimizde Racing’in başarıları Independiente taraftarlarını adeta kıskançlık krizlerine sokuyordu. O yıl Copa Libertadores’i müzesine götürerek Güney Amerika’nın en büyüğü olan Racing, Kıtalararası turnuvasına katılmaya hak kazanmıştı. Kıtalararası kupada final maçına dek ilerleyen ‘Akademililer’ finalde de İskoç devi Celtic’i devirerek kıtanın en büyüğü ünvanını alıyordu.

Fakat ne olduysa en büyük zaferlerini kazandıkları bu günün gecesinde oldu. Racing Club’un başarılarıyla artık tahammül sınırlarının en uç noktasına gelen Independiente taraftarları rivayete göre Racing’in stadı  Juan Domingo Peron’a gizlice girerek sahanın farklı noktalarına 7 ölü kara kedi gömerler. Tam bu tarihten itibaren Racing müzesi 35 yıl boyunca yeni bir kupaya ev sahipliği yapamaz. Hatta 1983 yılında küme de düşerler. Ancak 1 yıl sonra lige geri dönerler. 1999 yılında Arjantin’in 5 büyüğünden biri olan Racing iflasın eşiğine gelir. Kulüp, yapılan yönetim değişikliğiyle iflastan kurtarılır.

Independiente taraftarının yaptığı büyüyü öğrenen Racing’liler stadın her yerinde ölü kedileri aramaya başlarlar. Kedilerden altısı bulunur. Ama son kedi hala kayıptır. 2001 yılı öncesinde ‘Akademililer’de başkanlık seçimi vardır. Reinaldo Meldo mavi beyazlılar’ın yeni başkanı olur. Seçilme sebebi ise tektir; Reinaldo Merlo seçim kampanyasında büyüyü bitireceğine dair söz vermiştir. Merlo sözünde durur ve zeminin yanı sıra 1967 yılı ve sonrasında stadın çeşitli yerlerine dökülen bütün betonları yıktırır, yedinci ve sonuncu kedi bulunur. Peki o yıl ne mi olur? Racing Club Arjantin’de şampiyon olur ! Merlo’nun heykeli dikilir.

Rivayet ve sonrasında gelişen hikaye böyle.. İnanıp inanmamak size kalmış. Peki bu Pazar günü oynanacak maçlar sonucu Independiente küme düşerse, Kırmızılar’ın taraftarları da kedileri aramaya başlar mı dersiniz?

o_independiente_la_hinchada-3219161Dipnot: Bu yazı kaleme alındıktan birkaç gün sonra Arjantin’de son hafta müsabakaları oynandı ve Independiente küme düştü !!!

Etiketler: » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anlatan Eller : “Neden duyan ve sağır toplum iletişim halinde olmasın?”

    21 Haziran 2017 Emek, Engel, İnsan, Manşet, Röportaj, Video

    Sokaklar yalnızca duyan, gören insanların değil. Bu konuda yanılgıya düşüyoruz çoğu zaman. Bu ülkede yaşayan milyonlarca görme engelli, işitme engelli, bedensel engelli var. En büyük sorun ise engelli insanları toplumun içine dahil etmek konusunda başarısız, sokakları engelli insanlara uygun hale getirip paylaşma konusunda ise beceriksiz oluşumuz.   Herhangi bir engeli olan insanlar ile ortak noktada buluşmanın, bir şeyleri paylaşmanın yollarını aramanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunu göz önünde bulundurarak duyan insanları işaret ...
  • Adil On The Road 4: Eski Bir Dost Hakkında

    20 Haziran 2017 Eğlence, Köşe Yazıları, Manşet

    Belirli bir yaştan sonra alışkanlıkların değişmesi hiç kolay olmuyor insanın hayatında. Özellikle bu alışkanlıklar, siz farkında bile olmadan bağımlılığa dönüşmüşse. Otuz yıllık hayatımın son on senesinde, bu on senenin içindeki son yedi senenin neredeyse her gününde ‘dost’ olarak gördüğüm bir ‘düşman’ ile yaşamıştım. Evet, eski dosttan düşman olmaz belki ama bahse konu olan ‘dost’ bağımlılık seviyesine gelmişse, bir yerde ona ‘dur’ demem gerekiyordu. Fakat beceremiyordum. Zaten yapı olarak çok müsait olduğum ‘boş vermişlik’ tavrımı fazl...
  • Yuri!!! on Ice / ユーリ!!! on ICE (2016)

    20 Haziran 2017 Anime - Manga, Köşe Yazıları, Manşet, Sinema

    Free! bittiğinden beri homoerotik anime konusunda eksiklikler çekiyordum ve en sevdiğim temalardan biri olan yaoi fanservice ile harmanlanmış Yuri on Ice ile karşılaştım. Elbette Free! ile yarışacak güzellikte değil fakat gayboy izleme ihtiyacımı karşılamaya yetti diyebilirim. Free gibi Yuri on Ice da bir spor animesi. Yuri isimli Japon buz patencinin yükseliş öyküsünü anlatıyor. Yuri son kayışında oldukça kötü bir sonuç alır ve hayal kırıklıklarıyla Japonya'ya geri döner. Dünya şampiyonu ve Yuri'nin büyük hayranı/aşkı olan rus patenci...
  • Klaus Kordon – Paule Glück: 20. Yüzyıldan Öyküler

    19 Haziran 2017 Edebiyat, Köşe Yazıları, Manşet

    Berlin’de, 1943 yılında doğmuş bu kitabın yazarı olan Klaus Kordon. “Doğmak için ne kadar kötü bir zaman ve yer.” diye düşünüyorum ilk okuduğum zaman. Huzursuz yıllar tüm dünya için. Uzunca bir süre birçok ülkenin birbiriyle savaşacağı ve sonunda milyonlarca kişinin öleceği İkinci Dünya Savaşı ve onun merkez üssü Berlin. Yazar, bir nakliye firmasında işçi olarak başlamış hayatına. Ardından dış ticaret uzmanı olarak Afrika ve Asya’ya gitmiş. Bugün ise serbest yazar olarak Berlin’de yaşıyormuş. Kitabın en arka sayfasında yazılmış olanlara göre...