logo

Fransız Senatör Esther Benbassa Ankara’ya Geliyor!

Son ayların en çok tartışılan Fransa Evlilik Yasası’nın tasarısını yazan senatör Esther Benbassa, 8. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’nın onur konuğu olarak Ankara’ya geliyor. Yeşiller Partisi sözcüsü ve Senato Etik Komitesi Üyesi Benbassa, Çağdaş Sanatlar Merkezi’ndeki 2 günlük programda 18 Mayıs günü 13:30-14:30 saatleri arasında konferans verecek.

 
Fransız Senatör Esther Benbassa, Her Gün Eşitlik Arayışında
Senatör Benbassa, 18 Mayıs günü, güncel Herkes İçin Evlilik Yasası ve siyasi tartışmalar üzerine konuşmak üzere Kaos GL’nin konuğu olarak Ankara’ya geliyor.
«Benim adım, Esther Benbassa. Evet doğru, telafuz edilmesi kolay bir isim değil. Yine de bu, unutulmamasını sağlıyor her defasında. İsmim, benim ‘memleketim’ dediğim şeyin ta kendisi. Hakiki memleketlerimden birisi; şovenizmin bir damlasını bile içinde barındırmayan bir memleket…»
Esther Benbassa, kendisini işte tam da bu şekilde tanıtıyor kişisel sayfasında*. Bahsettiği milliyetçi ideolojilerin pek anlam çıkaramayacağı bir şekilde tanıtıyor. Çokkültürlülüğe ve tanınmaya hizmet eden bir şekilde…
Benbassa gerçekten de çokkültürlülüğü barındıran bir kadın. İstanbul’da doğan Benbassa, 1492 yılında İspanya’yı terk etmeye mecbur bırakılan Yahudi-İspanyol bir aile tarihinden geliyor. Ergenlik yıllarında İsrail’e göçünü takiben, okula gitmek için Paris’e doğru yeniden ülkesini değiştiriyor. Akademik yolculuğu, Tel Aviv, Paris III, Paris VIII ve Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Ulusal Enstitüsü Üniversiteleri’nin hepsinden mezun olana kadar devam ediyor. Yahudi tarihi üzerine uzman olan Benbassa, aynı zamanda, Azınlıkların Karşılaştırmalı Edebiyatı konusunda da uzmanlık sahibi.
Ancak tüm bunlar, buzdağının sadece görünen kısmı. Yazdığı kitaplar ve tabandan örgütlenme arzusu, kültürler-arası diyaloğa, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı vermekte olduğu mücadeleye dair çok şey anlatıyor bizlere. Siyasi alanda yaptıklarını saymak saatlerimizi alacağı için, bizler Esther Benbassa’nın çıktığı son maceralara göz atalım… Misal, Fransa’nın siyasi yollarındaki maceralara!
Çokkültürlü ve çok alanda çalışan biri Benbassa. Sadece profesör, araştırmacı ve tarihçi değil. Kendisi aynı zamanda bir siyasetçi. Güç ve prestijin beraberinde geldiği siyasi posizyonlardan birini elde etmek adına siyasete girenlerden değil. 2011’de senatör olan Benbassa, Yeşiller Partisi’nin (EEVL) sözcüsü, eşitlik ve sosyal gelişim arayışında.
Fransa’da «pasif bir şekilde müşteri arama» şeklinde özetleyeceğimiz bir yasanın yürürlükten kaldırılması ve dolasıyıyla –yeterli olmasa da hâlâ- seks işçilerinin korunması ile biten sürecin başını çekti. Son zamanlarda ise, «Herkes İçin Evlilik Yasası»  üzerinde çalıştı. Yani diğer bir değişle, diğer senatör, milletvekili ve bakanlar ile birlikte, eşcinsel çiftlerin birlikteliklerinin tanınması konusuna el attı.
Ağustos 2012’de, EEVL Partisi adına ve LGBT örgütleri ile ortaklaşmanın sonucunda, geleneksel aile modelini yerle bir etmek için, eşcinsel evlilikleri, doğurma imkanlarını ve evlatlık edinme yöntemlerini de kapsayan bir yasa tasarısını sundu parlamentoya. Neredeyse boşu boşuna yapıldı bu. Bu somut adım, anaakım medyada bir sütun yer bile bulamayınca, eşcinsel birlikteliklerin tanınması adına atılan adım, Adalet Bakanı Christiane Taubira’nın 7 Kasım tarihinde başlayan büyük projesi ile resmi olarak başlatıldı. Elbette bu büyük adımın ilham kaynağı, Benbassa’nın önerisinin ta kendisiydi.
Fransa mevzuatının gereği olarak, Yasa tasarısı önce Parlamento’da, sonra Senato’da, sonra yeniden Parlamento’da incelendi; en sonunda, tasarı 23 Nisan’da kabul edildi. 5 aylık kekremsi bir mücadelenin sonunda…
Bu mücadelede, ne ararsanız vardı: Bitmek tükenmek bilmeyen tartışmalar, saatler süren konuşmalar, kin dolu kavgalar, sokakları taşıran protestolar ve ağız dalaşları… Benbassa eşitliği savunduğu için, diğer çalışma arkadaşları gibi, nefret bağırtılarına, sağcı senatörlerlerin saldırılarına, suçluları bulunmayan telefonda ve mektuplu tehditlere ve en sonunda aracının vandallanmasına kadar varan zorbalıkla karşılaştı.
Huffington Post’taki köşesinde, Yasa tasarısının Parlamento’daki «ele alınma» sürecini anlatıyor gün gün. Okuyucusuna, tarihin yazılışına şahit olmanın neye benzediğini anlatıyor. Tartışmaları anlatıyor, en çirkin saldırıları paylaşıyor ve hiçbir anlamı olmayan bu gidişatı sorguluyor yazılarında. Bizim kulağımıza fısıltıyla soruyormuş gibi, şunu yazıyor: «‘Çocuğun bir anneye ve bir babaya ihtiyacı vardır.’ Ben doğru mu duyuyorum acaba ? Kulaklarımda sorun yok değil mi?! Aramızda bazılarımız acaba Aydınlanma Çağı’nda yanlış yerlerde mi bekliyorlardı?»
Benbassa, Yasa’yı sonuna kadar, yasalaşma noktasına varana kadar sürükleyen isimlerin arasındaydı. Ancak kendisi, aynı zamanda bir zamanlar «İnsan Haklarının Yuvası» denilen ülkenin çöküşünü de gördü kendi gözleriyle. Bu yuva, son aylarını geleneklerini koruma uğruna LGBT toplumunu aşağılamayla ve seçilen temsilcilerine ölüm tehditleri yağdırmayla geçirmişti.
En azından, bu zorbalığın etkisi, gey-lezbiyen ve heteroseksüel çiftler arasında eşitsizlik olarak kalmaya yetmedi. Cinsel yönelimden bağımsız olarak aile kurulabilmesi kavramı, hem Senato’dan hem de Parlamento’dan geçti. Adaletin ve sosyal barışın ne kadar kırılgan olduğunu da deşifre eden ayrımcılıkardan bir adım öteye gidebildik en azından.
«Sosyal Barış» meselesi, bu yılın Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşması için ana hat olacak. Barışın korunması ve mümkünse geliştirilmesi meselesi tüm dünyayı ilgilendirdiği ve bu mesele Benbassa’nın kendi meselesi de olduğu için, Senatör, 18 Mayıs Cumartesi günü saat 13:30’da Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde konuşmak üzere Kaos GL’nin konuğu olacak.

Haber: May Bindner

Çeviri: Nevin Öztop

Etiketler:
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.