logo

Kuzey Afrika’dan Balkanlar’a Feministler Ankara’da Buluşuyor

Uluslararası Feminist Forum’un ikincisi 16-17 Mart’ta. Kaos GL, feminist politikanın marjinalleştirilmesinin karşısına feminist bir sözle çıkmak için, Uluslararası Feminist Forum’da buluşmaya çağırıyor.

Homofobi Karşıtı Buluşma kapsamında 2006’dan bu yana düzenlediği Feminist Forum’u geçen yıl uluslararası boyuta taşıyan Kaos GL, bu yılki Forum’u 16-17 Mart tarihlerinde 14 farklı ülke ve Türkiye’den feministlerin katılımıyla gerçekleştirecek.

image001

 

Geçen yıl “Türkiye, Akdeniz ve Orta Doğu’dan feminist oluşumları, muhafazakârlığın farklı yüzleriyle halleşme deneyimlerini paylaşmaya ve ortak bir platformdan söz üretmeye” çağıran Kaos GL bu yıl da bölge ülkelerini Ankara’ya getiriyor.

Forum, Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları’nın evsahipliğinde 16-17 Mart tarihlerlerinde yapılacak. Cebeci Kampüsü Ahmet Taner Kışlalı Konferans Salonu’nda yapılacak Forum’a Türkiye, Sırbistan, Arnavutluk, Tunus, Cezayir, Lübnan ve Mısır’dan kadın örgütleri katılacak.

“Homofobiye Karşı Bölgesel Ağ” için Ankara’ya gelecek olan Ermenistan, Bosna Hersek, Hırvatistan, Gürcistan, Yunanistan, Kosova, Makedonya ve Filistin’den kadınlar da Feminist Forum’a katkı sunacak.

 

Kuzey Afrika’dan Balkanlar’a Feministler Ankara’da Buluşuyor

16 Mart Cumartesi günü saat 12.00’da “Savaş Karşıtı Feminist Forum” ile açılışı yapılacak olan Forum’un ilk konuşmacısı Sırbistanlı lezbiyen aktivist Lepa Mladjenovic olacak. Savaş yıllarında lezbiyen yaşamlar, ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı kadın dayanışmasını gündeme alacak olan Mladjenovic, savaş yıllarının kadınların bedeni ve cinselliği üzerindeki gaspı üzerine de konuşacak. Forum’un ikinci konuşmacısı BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş olacak.

Forum, aynı gün “Lezbiyen Feminist Forum” ile devam edecek. Tunus, Cezayir, Sırbistan ve Arnavutluk’tanlezbiyen feministlerin katılacağı oturumda, Tunus Devrimi’ni takiben LGBT’lerin ve kadınların haklarına dair yaşanan gelişmeler, Cezayir’in kadın ve LGBT hareketinin ortak eylem alanları, Sırbistan’ın Kilise ve milliyetçilik baskısına karşı duran radikal lezbiyen hareketi ve günümüz Arnavutluk’unda lezbiyen ve kadın olmak tartışılacak.

Günün son oturumu olan “Çalışma Forumu”nda, Kaos GL Derneği Avukatı Oya Aydın, Petrol-İş Kadın Dergisi’nden Necla Akgökçe ve AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nden Gülay Toksöz konuşmacı olarak yer alacak.

 

Yoldaş Forumlar’da Yerel ve Uluslararası Dayanışma Tartışmaları

Feminist Forum’un ikinci gününü (17 Mart Pazar) birlikte güçlenmek ve özgürleşmek için iki Yoldaş Forum’a ayıracak olan Kaos GL, Mısır ve Lübnan’dan feministleri Ankara’da ağırlayacak.

Saat 14:00’da başlayacak olan günün ilk oturumu Uluslararası Yoldaş Forum’da, Mısır Nazra Feminist Çalışmalarıörgütünden Kholoud Bidak ile Bedayaa LGBT örgütünden Maha Youssef ve Şiddete ve Sömürüye Yeter (KAFA) örgütünden Hiba Abbani konuşmacı olacak yer alacaklar. Forum’da, Lübnan kadın hareketinin Anayasa ve Medeni Kanun’a yönelik talepleri, Mısır devrimini takiben kadın eylemcilere yönelik taciz ve tecavüz suçları ve Mısır Devrimi’nde kadın ve LGBT’lerin oynadığı rol ele alınacak.

Moderatörlüğünü İlknur Üstün’ün yapacağı ikinci Yoldaş Forumu’nda, AÜ Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı’ndan Alev Özkazanç ve Van Kadın Derneği’nden (VAKAD) Zozan Özgökçe konuşmacı olarak yer alacak.

 

image002

 

Liberallikle muhafazakârlık arasına sıkıştırılmayan bir varoluş için politika!

Feminist politikanın marjinalleştirilmesinin karşısına feminist bir sözle çıkmak için, Kaos GL Danışma Kurulu’ndan Simten Coşar, Uluslararası Feminist Forum’a çağırıyor:

“Dünya genelinde ve Türkiye’de siyaset alanı liberalizmle muhafazakârlık arasına sıkıştırılmışken haklarımızı aramanın yollarını feminist politika içerisinden kurmak mümkün. Derdimiz, hak taleplerimizde kimliklerimizden vazgeçmeden ama kimliklerimize de kilitlenmeden bir arada yaşamanın çaresini soruşturmak.

Derdimiz bu olduğunda, bize kimliklerimiz üzerinden dayatılan eşitsiz uygulamalarla mücadelede liberalliğin işaret ettiği bireysel alanlara, mahremlere, özellere sıkıştırılmış, tercih eksenli dayatmalara nasıl karşı durabileceğimizi konuşmak,

Derdimiz bu olduğunda, kimliklerimiz üzerinden kurduğumuz hak taleplerimizde, muhafazakârlığın “ahlâk” duvarıyla karşılaşmalarımızda bir arada yaşamanın özgürleştirici ahlâkı üzerine düşünmek,

Derdimiz bu olduğunda, liberallikle muhafazakârlığın payandası savaşa endeksli barış söylemlerinin nafileliğini deşifre etmek,

Derdimiz bu olduğunda, bir arada yaşamanın, hakların tanınması üzerinden kurulabildiği, politik eylemliliğimizi tanımlamak ve güçlendirmek için feminist sözleri arıyoruz.

Nam-ı diğer:

Şiddetin en sinsi hâli olan dışlama pratiklerinin,

Kimliği reddeden kimlik siyasetlerinin baskıcı çelişkilerinin,

Hak taleplerinin metalaştırılmasının,

Feminist politikanın marjinalleştirilmesinin karşısına feminist bir sözle çıkıyoruz.”

Etiketler: » » » » » » » » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.