logo

23 Kasım 2012

Darbecilerin sorgulanmasında üçüncü gün

12 Eylül 1980 Darbesi’nin yaşayan iki komutanı Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılandığı davanın sorgu duruşması 3. gününde devam ediyor. Darbenin ardından şehir şehir dolaşıp, silah zoruyla susturulmuş halka miting meydanlarında marifetlerini anlatan darbe generalleri mahkemenin ve müdahillerin soruları karşısında suskun kalmayı tercih ediyor.

Dünkü duruşmada söz alan müdahil avukatlardan Öztürk Türkdoğan, Kenan Evren’e ”Gelin yurttaş olarak Türkiye’ye bir iyilik yapın. Bildiklerinizi anlatın” dedi.

12 Eylül darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, Yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya’nın yargılandığı davanın sorgu duruşmalarının bugün üçüncüsü yapıldı. Mahkeme 20 Kasım Salı gününden beri ara vermeden devam ediyor.

Sanıkların görüntüleri bugün de duruşma salonundaki ekrana yansıtılıyor. Sanıklar, yansıtılan görüntülerde dün olduğu gibi yataklarında görünüyordu.

Müdahil avukat Öztürk Türkdoğan, sorulara başlamadan önce, Kenan Evren’e ”Gelin yurttaş olarak Türkiye’ye bir iyilik yapın. Bir vicdan toplantısı yapalım. Bildiklerinizi anlatın. Anlatın ki gelecek kuşaklar bütün bunları öğrensin de bu toplum bir daha böyle kötülüklerle karşılaşmasın. Hala bize bir iyilik yapma borcunuz var” dedi.

Bugün, çapraz sorguya geçilen duruşmada müdahil avukatlardan Hasan Ürel, Kenan Evren’e, ”Basında yer alan demecinizde, Abdi İpekçi’nin öldürülmesine üzüldüğünüzü belirttiniz. Üzülmenizin nedeni nedir? Cevap verecek misiniz?” diye sordu. Evren, ”Hayır, cevap yok” dedi.

Genel olarak zihni açık görünen Kenan Evren, avukatların sadece evet yada hayır cevabı alabilmek için sordukları basit soruları sırıtarak karşıladı.

‘VİCDANINIZ SIZLAMIYOR MU?’

12 Eylül döneminde Kahramanmaraş’ta 11 ay boyunca işkence gördüğünü söyleyen bir avukat Evren’e “Dört arkadaşım yanıbaşımda yaşamını yitirdi. Vicdanınız sızlamıyor mu?” diye sordu ve arkadaşlarının fotoğraflarını kameralarla gösterdi.

Kenan Evren, müdahiller ve avukatların sorularının hiçbirine yanıt vermedi.

‘BERFO KIRBAYIR’DAN ÖZÜR DİLEYECEK MİSİNİZ?

Evren’e yöneltilen sorulardan bir kısmı şöyle:

Avukat Aydın Erdoğan: ”Süleyman Cihan 12 Eylül döneminde gözaltındayken işkencede öldü. Sayın Evren sizin o dönemde uçan kuştan haberiniz olurdu değil mi? Mezarlığa kimliği meçhul olarak gömülmüş. Sizin hiçbir yakınınız bu şekilde kayboldu mu? 12 Eylül döneminden Mehmet Ağar’ı tanır mısınız?. Bana pasaport verseydiniz yurt dışında hoca olacaktım. Iyi ki vermediniz de avukat oldum; yüzünüze bu soruları soruyorum…”

Avukat Savaş Demirtaş: ”DİSK’in kapatılmasının, mal varlığına el konulmasının, yöneticilerinin yargılanmasının sebebi nedir? Bunda TÜSİAD’ın etkisi var mı?”

Avukat Öztürk Türkdoğan: ”Türkçe dışındaki dilleri neden yasakladınız Kürtlere asimilasyon programını militarist bir tarzda sistematik işkence uygulayarak niçin yaptınız?”, ”Hala bu ülkede kan akıyor, sizin darbenizden sonra 40 bin insan yaşamını yitirdi. Bu ülke bu asimilasyon durumunu aşmaya çalışıyor. Neye mal olduğunuzun farkında mısınız?”, ”Diyarbakır’da sistematik işkenceye neden başvurdunuz Talimatını verdiniz mi, vermediyseniz neden göz yumdunuz ”, ”Alevilere yönelik asimilasyon programını hayata geçirmenizdeki amacınız neydi?”

”Cemil Kırbayır’ın da aralarında bulunduğu gözaltındayken kaybedilen insanların cenazelerine ulaşılamadı. Bunların aileleri cesetleri arıyor. Hiç mi vicdanınız sızlamadı 104 yaşında Berfo Kırbayır geldi. Sizi görmek istiyor. ‘Sana hakkımı helal etmiyorum, iki elim yakandadır’ demek istiyor. Berfo Kırbayır’dan özür dileyecek misiniz? Oğlunun mezarının yerini söyleyecek misiniz?”

‘TÜRKİYE’YE BİR İYİLİK YAPIN’

Türkdoğan, sorulara başlamadan önce, Evren’in dün ”bugün de olsa aynı şekilde ihtilal yapardık” dediğini hatırlatarak, ”Artık yapamazsınız, sizin bıraktığınız kötü miras nedeniyle teşebbüs edenlerin hepsi yargılanıyor. Darbe yapıldığında nasıl karşı çıkılacağını biliyoruz, o nedenle yapamazsınız” dedi.

”Gelin yurttaş olarak Türkiye’ye bir iyilik yapın” diyen Türkdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bir vicdan toplantısı yapalım. Bildiklerinizi anlatın. Anlatın ki gelecek kuşaklar bütün bunları öğrensin de bu toplum bir daha böyle kötülüklerle karşılaşmasın. Hala bize bir iyilik yapma borcunuz var. Çünkü gelecek kuşaklar darbeyle tanışmasın. Evlatlarını arayan anaların elini öpün, onlardan özür dileyin. Hiç mi vicdanınız kalmadı. Susmayın, çünkü bu saatten sonra susmanın anlamı kalmadı.”

Av. Fikret Babaoglu: “Balyoz darbecilerinin dosyası yargıtaya gidecek. Dün, “biz tesebbus etmedik, darbe yaptık” dediniz. Sanırım balyozcuları kastettiniz. Balyozcular 12 Eylül’ü örnek aldiklarını söylüyorlar. Bu topluma iyi bir miras biraktığınızı düşünüyor musunuz? Bunun icin vicdanınız sızlıyor mu?”

“HALK SİZİN YARGILANMANIZA KARAR VERDİ”

Av. Arif Ali Cangi: “Geçici 15. maddenin kaldırılması sırasında “yargılanırsam intihar ederim” dediniz ve bu halk %58 oyla sizin yargılanmanıza karar verdi…”

Av. Aydin Erdogan: “12 Eylul anayasasına göre yargılanamayacağınızı söylüyorsunuz. Bu anayasanın sizin yargılanmanızın önünü açan maddeleri değiştirildi. Kendi anayasanızı meşru görüp halkın referandumda yaptığı değisikliği tanimama hakını nereden buluyorsunuz?… Sizin yaptığınız anayasa katlanılması zorunlu suçtur. Biz buna yıllarca katlandık, artık katlanmayacağız. Halklar bir gün bu suçları yargılar, bu anayasalar çöpe gider.”

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.