logo

27 Temmuz 2012

Mimarlardan mimarlara ‘Çamlıca’ çağrısı

  • ÇAMLICA PROJESİNE KATILMAYIN, KENT SUÇUNA ORTAK OLMAYIN

Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu, “İstanbul Cami ve Eğitim-Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği” tarafından, “Çamlıca Silueti Mimarını Arıyor” başlığıyla ilan edilen “İstanbul Çamlıca Camii Mimari Proje Yarışması”na meslektaşlarının katılmaması yönünde tavsiye kararı aldı. Yazılı açıklama yapan Yürütme Kurulu, proje yarışmasının “kent suçu”nun bir parçası olacağı uyarısı yaptı.

‘BAKANLIKTAN İMAR YAĞMASI’

“İstanbul’un eşsiz tarihi, kültürel ve doğal değerleri, bugüne değin görülmemiş bir biçimde hızla ve tartışılmadan yok olmakla karşı karşıyadır” denilen açıklamada, asıl görevi, doğal, kültürel ve tarihi değerleri korumak olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının olağanüstü yetkilerle donatılarak elde ettiği tek merkezli karar erkini, “görülmemiş hızda ve anlayışta hukuksuz ve plansız” bir yapılaşma sürecini organize etmek ve desteklemek yönünde kullandığına dikkat çekildi.

Bakanlık tarafından evrensel, bilimsel, mesleki ve etik her türlü ilke yok sayılarak gerçekleştirilen bu “imar yağması” sürecinde; İstanbul’un ve topografyasının önemli simgesel peyzaj varlığı olan “eşsiz doğal sit alanı” Çamlıca Tepesi’nin yapılaşmaya açılmasının da bu konuda karşı karşıya kalınan en ciddi tehditlerden birisi olduğunu belirten Mimarlar Odası, Başbakan Erdoğan’ın talimatı üzerine; yüzyıllardır korunmaya çalışılan İstanbul ve Boğaziçi kent siluetinin odağındaki Çamlıca Tepesi’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılaşmaya açıldığını hatırlatarak, “Dayatılan ‘rant ve yağma’ plan kararına göre; yaklaşık 150 bin metrekarelik kamuya ait doğal sit alanının yarısının dini tesis, diğer yarısının ise turizm alanı olarak kullanılması öngörülmektedir. Bu kapsamda açılan yarışmayla İstanbul’un eşsiz peyzaj değeri ve korunması zorunlu sit alanında yapılaşma kararına ve girişimine meşruiyet kazandırılması ve değerli doğal mirasın ‘yarışma yöntemi’ kullanılarak yok edilmesi ve ‘rant’ hedefine hizmet etmesi amaçlandığı anlaşılmaktadır” açıklaması yaptı.

‘YARIŞMAYA KATILMAYIN’

Söz konusu yarışmanın; ulusal ve uluslararası yarışma kriterlerine aykırı ve yarışmaya açılan alanın, çevre ve kentsel politikalar bakımından da kesinlikle uygun bulunmadığının bir kez daha altının çizildiği açıklamada mimarlara şu çağrı yapıldı: “Yarışmayı bir ‘kent suçu’ yaratma sürecinin bir parçası olarak değerlendiriyoruz ve desteklemediğimizi önemle vurgulamaktayız. Bu bağlamda yüzyılımızın ‘yaşanılır’ kentlerini tartıştığımız bugünlerde ‘duyarlı olmak, mesleki değerlerimizi, ilkelerimizi ve haklarımızı önemle korumak’ gerektiği düşüncesiyle yukarıda ifade edilen gerekçelerle, UNESCO ve ICOMOS ile olan protokoller gereği desteklemediğimiz ‘İstanbul Çamlıca Camii Mimari Proje Yarışması’na, bir kent suçu yaratma sürecinde yer almamaları gerektiği düşüncesiyle ‘meslektaşlarımızın katılmamasını’ tavsiye ediyoruz.”

‘BÖYLE YARIŞMA OLMAZ’

Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu açılan proje yarışması ile ilgili şu noktalara dikkat çekti:
* Yarışma ulusal ve uluslararası çağdaş mimarlık, çevre ve kent politikaları ve hukuku açısından ele alındığında hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir.
* Yarışma şartnamesi ile; yarışmayı kazananların müelliflik haklarının yok sayılması; uygulama projelerinin asgari ücret tarifelerinin altında yaptırılabilmesi; projelerin teslim tarihine kadar yarışmayı düzenleyen kuruluş tarafından Danışmanlar, Seçici Kurul Üyeleri ve Raportörlerin değiştirilebilmesi meslektaş haklarının gasp edilmesi anlamına gelmektedir.
* Seçici Kurulun, ağırlıklı olarak TOKİ’den Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bürokratlığına terfi eden kadrolardan, ikisi akademisyen, biri TOKİ ile iş yapan bir şirketin yöneticisi ve mimari açıdan “taklit” olarak nitelenen ve bu nedenle yoğun eleştirilere hedef olan ve geçtiğimiz günlerde hizmete giren Mimar Sinan Camisi’nin mimarından oluştuğu görülmektedir.
* Seçici Kurulun yapısı ve böylesi kapsamlı bir ihtiyaç programına sahip bir yarışma için verilen sürenin yalnızca 1 ay ile sınırlı olması; “yarışmanın kamuoyunda oluşan tepkileri en aza indirmek ve tarih-doğa yağması niteliğindeki projenin meşrulaştırılmasının sağlanması” amacı ile gündeme getirildiği değerlendirmelerini doğrulamaktadır.

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.