logo

11 Temmuz 2012

Kolektif’ten YÖK Başkanı’na cevap: “Yalan söylüyorsun!”

Bir hafta önce Sabah gazetesinin evinde gerçekleştirdiği sıcak röportaj ile yine Kolektifler’i hedef alan Çetinsaya, demokrasi şovunu üniversitelilerin mücadelesi üzerinden sürdürmeye devam ediyor..

Sabah röportajında bir dizi demokrasi övgüsünden sonra Çetinsaya’ya –röportajın başlığını oluşturacak kadar önemli- “Herkesle görüştünüz ama Yumurta atan öğrencilerle de görüştünüz mü?” sorusu soruluyor. Bunun üzerine Çetinsaya “Onlarla da görüştüm. Hatta bana daha sonra bir sepet yumurta gönderdiler. Yüz yüze aktardıkları taleplerini bir de yumurtaların üzerine yazmışlar. Toplam beş talepleri oldu” cevabını veriyor.

Ardından röportaj devam ediyor: “Neydi bu talepler?”

“Harçların tamamen kaldırılması, öğrencilere yönelik disiplin cezalarının hafifletilmesi gibi. Bu konuyla zaten ilgileniyoruz. Yeni bir öğrenci disiplin yönetmeliği yazıyoruz. Önümüzdeki dönemde yürürlüğe girecek. Hemen ardından da öğretim elemanlarına ilişkin disiplin yönetmeliğini değiştireceğiz.”

Kolektifler’in yıllardır dile getirdiği talepler anında aklında belirivermiş gibi davranan Çetinsaya, daha önce YÖK disiplin yönetmeliğine dair üstünkörü açıklamalarda bulunmuş; ancak üniversitelerde yaşanan hak ihlallerine karşı herhangi gerçekçi bir adım atmaktan çekinmişti.

Çetinsaya’nın asıl “hazıra konmacılığı” ise son soruda ortaya çıkıyor:

“Öğrencilerle Twitter ve YÖK forumları üzerinden irtibat halindesiniz…”

“Aldığımız son iki karar da öğrencilerle kurduğumuz diyaloğun sonucu. Birincisi, ikinci öğretim yaz okulu ücretlerini birinci öğretimle eşitlemek. İkincisi ise bütünleme hakkı. Bu kararlar gerçekten de son altı aydır öğrencilerle kurduğum iletişimin sonucudur. ‘Yumurta atmayıp tweet atanların’ zaferidir. Onlar sayesinde mağduriyetler giderildi. Bütünleme kararı sosyal medyanın, Twitter’ın, e-maillerin, forumlara yazan öğrencilerin zaferidir. “

“Var olan hakkımızı lütufmuş gibi sunma!”

Bundan sonrası için Öğrenci Kolektifleri’nin yaptığı açıklamayı yayınlıyoruz:

Sokağa çıkan, hakkını arayan, bunun için her türlü baskıya maruz kalan; fakat demokratik, parasız, nitelikli eğitim için mücadele etmeye devam eden ve bin bir türlü yaratıcı eylem biçimini (buna sosyal medya da dahil olmak üzere) kullanan tüm üniversitelilere edilmiş bu hakaret olarak sayıyoruz.

YÖK Başkanı’nın yaptığı bu asılsız açıklamada kendi hakları için bir araya gelen, üreten ve tartışan bütün üniversiteliler bir kenara itilmiş; Çetinsaya kendini adeta zaten üniversitelilerin bir hakkı olan bütünleme hakkını onlara bahşeden PADİŞAH yerine koymuştur. Bu sözler Bologna Süreci ve üniversitelerin paralılaştırılması ile hakları ellerinden alınan; ancak susmayan ve bir araya gelen Aydın Üniversite’li, Ege Üniversite’li, Kocaeli Üniversite’li, Anadolu Üniversite’li, Fatih Üniversite’li, Sakarya Üniversite’li ve daha birçok üniversiteden öğrencilerin mücadelelerini, taleplerini, yarattıkları kamuoyunu görmezden gelmekle eş anlamlıdır.
Çetinsaya’nın da iyi bildiği gibi, atılan her yumurtanın arkasında üniversitelilerin gerçek talepleri vardır. Bu taleplerin başında da parasız eğitim gelir. Bütünleme hakkı bir parasız ve eşit eğitim talebidir. Çetinsaya bunu Kolektif’in yolladığı “Üniversiteli Dosyası”ndan da iyi bilmektedir!

Sözlerin arkasında “Bütünleme hakkını biz sağladık” diye avunan Ulusal Öğrenci Konseyi’ni meşrulaştırmak olduğunu çok iyi biliyoruz. Düne kadar paralı eğitimi savunan, jaguarlarıyla dolaşan ve üniversitelilere karşı cepheden bakan Öğrenci Konseyi de bu küçük şovdan nemalanmaya çalışıyor!

Bu sözler, YÖK’ün en ufak paralılaştırma, gericileştirme saldırısına karşı hakkını arayan Öğrenci Kolektifleri’ni, üniversite muhalefetini bir avuntu ile yok etmeye çalışan sosyal medya mankeni Çetinsaya’nın demokrasi adına atabildiği son kıvrak adımlardır. Mağdur olan on binlerce üniversite öğrencisi aynı Çetinsaya’nın Bologna sürecini nasıl göğsünü gere gere savunduğunu, Çetinsaya’nın cumhurbaşkanının nasıl hevesle “Üniversitelerin başına CEO’lar geçsin” dediğini çok iyi biliyor. YÖK’ün doğasında var olan öğrenci düşmanlığı, anti demokratik yapı ve açgözlü neo-liberal saldırganlık Çetinsaya’nın orta oyunu ile değişmeyecek; tam tersine adına “YÖK Reformu” verilmiş bir paralı ve gerici eğitim düzmecesi ile öğrencilerin yeniden karşısına çıkacaktır.

Benzer bir demokrasi tezgahından, Hacettepe Rektörü Murat Tuncer’in şovu ile karşı karşıya kalmış Hacettepe Üniversitesi öğrencileri geçmişti. Üniversitelerde zaten var olması gereken; masa açma, afiş açma gibi hakları kendisi veriyormuş gibi davranan Tuncer’in maskesi, üniversiteliler tarafından düşürülmüştü.

AKP’nin yeni parlak çocuklarının üniversite muhalefetinin, “yumurtacıların” Öğrenci Kolektifleri’nin karşına çıkarılmaya devam edileceğe benziyor. Yumurtanın sarısı Çetinsaya’nın, Tuncer gibilerin, AKP’lilerin yarası olmaya devam edecek. Öğrenci Kolektifleri mücadelelerine sahip çıkmaya, gerçek demokrasiyi savunmaya, özellikle de YÖK reformunu karşılamaya, her zaman hazır ve nazır olacak.

Ve zafer dalkavukların değil, mücadele eden üniversitelilerin olacak!

Kaynak: 

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.