logo

11 Temmuz 2012

DİSK’ten TÜRK-İŞ’e kıdem hakkı için ortak mücadele çağrısı

DİSK Genel Başkanı Erol Ekici, sendikalarla paylaşılmadan ayrıntıları basına sızdırılan “Kıdem Tazminatının İşçinin Bireysel Hesabına Yatırılması Hakkındaki Kanun Tasarısı Taslağı” üzerine bir açıklama yaptı.

Tasarı ile işten çıkarmanın kolaylaşacağını ve şten atılan işçinin tazminat alamayacağını vurgulayan DİSK başkanı, tazminatın aktarılacağı söylenen yeni fon ile bir işçinin ev almak için 221 yıl çalışmak gerektiğini belirtti.

TÜRK-İŞ başkanı Mustafa Kumlu’nun konuyla ilgili açıklamasına da atıfta bulunan Ekici, “Tazminat hakkımıza dokunulması genel grev sebebidir diyenler de görev başına!” diyerek birlikte mücadele çağrısı yaptı.

DİSK Genel Başkanı Erol Ekici’nin, kıdem tazminatı hakkını budamaya yönelik yasa tasarısına tepki gösteren açıklaması şöyle:


“KIDEM TAZMİNATINDA TAKİYYEYE KARNIMIZ TOK!”

“AKP 10 yıllık iktidarları boyunca eğitim, sağlık, enerji, su, ulaşım, barınma gibi her türlü temel kamusal hizmeti yoksulların, çalışanların, halkın zararına ve elbette sermayenin çıkarları doğrultusunda yeniden düzenledi.

Geniş yoksul kesimlere “cennetler” vaadetip oylarını alarak iktidara gelen AKP, esasında “zengin-zümre”ye hizmet ettiğini gizlemek için takiyyelere başvurdu. Özellikle eğitim ve sağlık alanlarında yapılan özelleştirmeler, çalışan geniş kesimlerin güvencesizliğe ve çalışma yaşamının da “kuralsızlığa” bağlandığı bu süreç boyunca takiyyeyi temel üslup olarak kullanan AKP iktidarı cennet yerine halka “cinnet” geçirtecek uygulamalara imza attı.

Bunlardan birisini de, Kıdem Tazminatının önce eritilip sonra da ortadan kaldırmaya yönelik politikalarıyla bugün yaşıyoruz.

Türkiye’de, işçi sınıfının mücadelesi sonucunda ete kemiğe bürünmüş Kıdem Tazminatının mevcut uygulaması konusunda çalışanların “köklü” sorunları yok. Sorunu olanlar, işçinin, emekçinin yıllarca birikmiş alınterinin karşılığı olan tazminatın da kasalarında kalmasını isteyen parababalarıdır. İşçilerin ve örgütlerinin görüşlerine başvurmadan hazırladıkları fon tasarılarını, sanki bir sorun varmış gibi “tartışma” yaratmak için, kırk türlü hile ve yaldızlı sözlerle allayıp pullayarak yandaş medyaya servis etmektedirler.

Bu tartışmalarla yapmak istedikleri şey, çalışanların en temel haklarından birini daha, emek maliyetlerini ucuzlatmak için yok etmeye çalışmaktır. Bizleri olmayan bir sorun üzerinden tartışmaya çekerek, sorun varmış gibi göstererek, emeğin hakkını gaspedecek, işçileri diledikleri gibi işe alıp, işten çıkartacak, işçiyi alınıp satılır bir mal haline getirerek kölelik koşullarını dayatacak yeni bir model oluşturmak istiyorlar. Ve işte AKP’nin bugün yapmaya çalıştığı şey, emekçilerin yaşam güvencelerini özel sigorta şirketlerine devretmek ve sermayenin doymak bilmez kâr iştahlarına yeni bir kaynak sağlamaktır.

İnsanın insanca yaşayabileceği alanı gittikçe daraltan; güvencesizliği, geleceksizliği, işsizliği, sefaleti, adaletsizliği ve hukuksuzluğu “kaderimiz” haline getiren AKP’nin çalışanlara ve halka vadettiği yalanlarla ve riyakârlıklarla dolu “cennet” masalları, esasında milyonlarca yoksulun, emekçinin “cehennemi”nden başka birşey değildir..

Kıdem Tazminatı hakkının ortadan kaldırılarak fona devredilmesi için olmadık taklalar atan, sanki çalışanlar lehine düzenleme yapılıyormuş gibi takiyyelere başvuranların “Avusturya modeli” hikayeleri tutmayınca şimdi de çalışanların emekli olsalar bile ev alamazlarken “emekli olmadan da ev alabileceği” yalanlarını utanmadan söyleyebiliyorlar.

AKP emperyalist neoliberal politikaları uygulamak ve sermayeyi daha da palazlandırmak için “ince hesaplar” peşinde, fakat rakamların dili gerçeklerin altını “kabaca” çiziyor!

YENİ FON İLE EV ALMAK İÇİN 221 YIL ÇALIŞMAK GEREKİYOR!

DİSK-AR’ın henüz sendikalarla paylaşılmamış olan ve kamuoyu ile çeşitli isimler üzerinden sızdırılan “Kıdem Tazminatının İşçinin Bireysel Hesabına Yatırılması Hakkındaki Kanun Tasarısı Taslağı”nın basına yansıyan başlıkları üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, yapılan haberlerin aksine Kıdem Tazminatı Fonu’ndaki bireysel hesabından ev almak iyice hayal haline gelmektedir.

Asgari ücret üzerinden sigorta kapsamına alınan bir işçi, mevcut sistemde her yıl için 960,5 TL Kıdem Tazminatı alabilirken, yeni sistemde aylık olarak fona brüt ücretinin %4’ü yatırılacaktır. Bu da yıllık 451,44 TL’dir. Kıdem Tazminatı alacağı yarıdan fazla düşen bir asgari ücretli ya da sigortası asgari ücret üzerinden yatan bir işçinin bu maaşla örneğin 100 bin TL fiyatı olan bir evi alabilmesi için 221 yıl çalışması gerekmektedir.

Hiç kuşkumuz yok ki AKP, siyasette baskıcı ve otoriter, ekonomide ise vahşi piyasa sistemini yerleştirmek için bu takiyyeleri sürdürecek, yeni yalanlar icat edecektir.

Fakat, çalışanların çok büyük bölümünün sendikal örgütlenmeyle ilişkisinin bulunmadığı, toplu sözleşme güvencesinde olmadığı ve sosyal koruma sistemlerinin gelişmediği ve aksine bizzat hükümet politikaları tarafından milyonların güvencesizliğe itildiği ülkemizde, Kıdem Tazminatı Fonu oluşturulmasına karşı Türkiye işçi sınıfının öncü örgütü olan DİSK, kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına da, devlet baskısına da, anti demokratik uygulamalara da -bugüne kadar olduğu gibi- karşı çıkacaktır.

Yüzlerce yıllık mücadeleyle elde edilmiş ve uğruna büyük bedeller ödenmiş olan hak ve özgürlüklerimizi korumaya kararlıyız.

Aynı kararlılığı, “tazminat hakkımıza dokunulması bizim için genel grev sebebidir” diyenlerden de bekliyor; işçi sınıfının en temel haklarının çalınmasına karşı hükümet ve sermaye çevrelerinin kapsamlı saldırılarının boşa çıkartılması için herkesi emeğin birleşik mücadelesini örgütlemeye çağırıyoruz!..”

Kaynak: 

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.