logo

10 Temmuz 2012

19 üniversiteye rektörler atandı

AKP’nin demokrasisi rektör atamalarında bir kez daha kendini gösterdi ve AKP’li adaylar rektör koltuklarını doldurdu

Öğrencilerin söz sahibi olmadığı rektör seçimlerinin demokratik yönü tartışılırken AKP demokrasisi ilerlemeye devam ediyor. 19 üniversitede gerçekleşen rektör atamalarında seçimler bir kez daha göz ardı edilirken, koltuklara AKP’li adaylar oturdu. Üniversitelerde gerçekleşen seçimlerin ardından Abdullah Gül’e gönderilecek YÖK listesindeki sıralamalar tepki toplamıştı. Seçimlerde birinci çıkan adayların göz ardı edildiği ve alt sıralardaki AKP’li adayların birinci sıradan gönderildiği liste Abdullah Gül tarafından 16’sına hiç dokunulmadan onaylandı. Gazi Üniversitesi’nde gerçekleşen atama ise tam AKP ileri demokrasisine göre gerçekleşti. Seçimlerde 5. sırada yer alan aday Prof. Süleyman Büyükberber Gazi Üniversitesi Rektörü oldu.

Üniversitelilerin tepkileri gözardı edildi

İTÜ’deki atama ise üniversitelilerin ne kadar dikkate alındığını gözler önüne serdi. Prof. Muhammed Şahin’in seçimlerde birinci olmasına rağmen YÖK listesinde ikinci sıraya çekilmesi öğrenciler tarafından tepki toplamıştı. Tepkilerin sonucunda öğrenciler #ITURektoruGitmesin diyerek bir twitter eylemi gerçekleştirmiş ve konu atılan mesajlar sonucu ‘trend topic’ olmuştu. Aynı süreçte AKP’nin yandaş medyası da kendini göstermiş ve İTÜ’deki seçimleri büyük sınav başlığıyla vermişti tıklayın. Prof. Muhammed Şahin’e doğrudan saldırı şeklinde gerçekleşen haberde gerici öğeler kendini açıkça gösterirken, Muhammed Şahin’in türbana karşı olduğu, “camiye gitmişliğim yok” “içki içerim, hiç oruç tutmadım” gibi açıklamaları nedeniyle rektör seçilmemesi gerektiği dile getirilmişti. Bu haberle yandaş medya AKP’nin gericilikte sınır tanımadığını ve rektör atamalarının hangi kriterlere göre yapıldığını açıkça göstermiş oldu.

AKP’nin ‘icraatlarından’ memnun kaldığı rektörler göreve devam ediyor

Yeni atamaların yanında birçok üniversitede rektörler yeniden atandı. Önceki seçimlerde benzer olaylarla ve sıralamalar göz önüne alınmaksızın atanan ve üniversitelerde AKP zihniyetini ‘başarıyla’ temsil eden, öğrencileri ve öğretim üyelerini soruşturma yağmuruna tutan rektörler yeniden atandı. İki yıl önce gerici baskıların yükselmesi sonucu bu baskılara ve AKP’nin gerici politikalarına karşı okulda afiş asan öğrencilere gerçekleşen polis saldırısının ardından bir de soruşturma açılmış ve 26 öğrenciye soruşturma sonuçlanana dek okula giriş yasağı konulmuş ve üniversiteliler gerçekleştirdekleri eylemler sonucu kararı geri çektirmişti. Son örnek olarak haziran ayı başında gerçekleşen ve Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanan olayda ‘türbanlı öğrenciyi sınava almadı’ gerekçesiyle  İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülser Öztunalı Kayır hakkında soruşturma açılması AKP’li rektörlerin bu süreçte hiç değişmeyen gerici, piyasacı, faşist ‘icraatlarını’ gözler önüne sererken, örnek olarak verilen bu iki olayda sorumlu rektörler yeniden atandı.

19 üniversiteden sadece 3’üne kadın rektörler atandı

Kadın haklarına saldırmayı alışkanlık haline getiren ve son olarak kürtaj açıklamalarıyla kadınlara saldıran gösteren AKP bu zihniyetini atamalara da taşıdı. Gerçekleşen 19 atama sonucunda sadece 3 koltuğa kadın rektörler otururken 16 üniversitede rektörlük koltuklarına erkek adaylar oturdu. Atanan bu rektörlerin AKP zihniyetiyle kadına yönelik saldırıları üniversitelerde nasıl sürdüreceği şimdilik merak konusu.

Rektör atamalarına dair Öğrenci Kolektifleri tarafından yapılan açıklama:

“Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 6 Temmuz’da cumhurbaşkanı olduğu dönemdeki ikinci rektör atamalarını gerçekleştirdi. 19 üniversiteye yapılan rektör atamaları sonucunda üniversitelerimizin yönetiminde ikinci AKP dönemi başladı.

Bilindiği üzere 19 üniversitede haziran ayı içerisinde üniversite öğrencilerinin, çalışanlarının ve akademisyenlerinin çoğunluğunun katılamadığı rektörlük seçimleri gerçekleştirilmişti. Üniversitelerimizde sessiz sedasız bir şekilde gerçekleştirilen rektörlük seçimlerinden üniversitelerin asli unsurlarından olan binlerce üniversitelinin haberi dahi olmadı. Sahte demokrasinin bariz örneği olan rektörlük seçimlerinden sonra önceden tanık olduğumuz ‘AKP demokrasisi’ ne tanık olduk. Cumhurbaşkanı Abddullah Gül ve ilk defa rektör adaylarını belirleme işlemi yapan YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya arasında benzeri görülmemiş bir uyum yaşandı. Atamaların neredeyse tamamında Abdullah Gül, Gökhan Çetinsaya’nın belirlediği aday listesine müdahale etmeden rektör atamalarını gerçekleştirdi. Rektörlük atamalarında 10 üniversitenin rektörü değiştirilirken 9 üniversitenin rektörü yeniden atandı.

Son rektör atamalarında YÖK Başkanı ve Cumhurbaşkanı açısından belirleyici unsur adayların AKP’li olmasından öte AKP’nün yükseköğretim politkalarında en küçük pürüz çıkarmayacak, yeni sürece kusursuz destek sağlayabilmesi oldu. Üniversitelerimize atanan yeni rektörler siyasi iktidara göbekten bağımlı isimlerden oluşmaktadır. Yeni atamalar gözönünde bulundurulduğunda üniversitelerimizdeki tepedeki  kadrolaşma yeni rektörlerinin kimliklerine bakıldığında yeni bir boyut kazanmıştır. Üniversite yönetimlerinde AKP’li olmayanlar yer alamaz anlayışı hakim olmuştur.

Demokrasi ve özgürlük söylemlerini dilinden düşürmeyen Abdulah Gül ve YÖK’te yeni bir imaj yaratmaya çalışan Gökhan Çetinsaya’nın demokrasi balonu rektörlük seçimlerinde ve atamalarında patlamıştır. Yapılan atamlarda demokrasinin zerresine dahi yer verilmemiştir. Örneğin Gazi Üniversitesi rektörlük atamalarında, seçimlerde 511 oy alan ve Prof. Dr. Ayşe Dursun YÖK tarafından ikinci sırada aday gösterilmiş, Abdullah Gül ise seçimlerde 188 oy alan Prof. Dr. Süleyman Büyükberber’i rektör olarak atamıştır.


Rektörlük seçimlerinde yine üniversitelilere hiç bir söz hakkı tanınmamıştır. Rektör adaylarından hiçbirisi üniversitelilerin onlarca sorununu çözmeye dair projte üretmemiş seçim çalışmalarında üniversitelerde  sermayeye daha fazla nasıl olanak sağlanacağı noktasında çaba harcamışlardır. Öğrenci Kolektifleri olarak Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün emir eri gibi çalışan üniversite rektörlerini ve AKP’yi uyarıyoruz. Anti-demokratik bir biçimde yapılan ve binlerce öğrencinin söz hakkını dışlayarak koltuğa oturtulan rektörlerin üniversitelerimzde meşruluğuı yoktur. Atanan rektörler binlerce üniversite öğrencisini ve taleplerinin temsilcisi değil AKP’nin ve patronların temsilcisidir. Kolektifler olarak üniversitelerimizi sermayenin ve AKP’nin temsilcilerine bırakmayacağız. Milyonlarca üniversitelinin hakları ve talepleri için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Gerçekleşen atamalara göre rektörlük koltuğuna aşağıdaki isimler oturdu:

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe (yeniden),
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş,
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet KOÇAK (yeniden),
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu,
Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Kocacık,
Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar,
Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç,
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz (yeniden),
Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Fahrettin Keleştemur (yeniden),
Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ,
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber,
Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun (yeniden),
İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik (yeniden),
İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca,
Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal,
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan (yeniden),
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar (yeniden),
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük,
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek (yeniden)

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.