logo

27 Haziran 2012

AKP için yaptığı anketlerle tanınan ANAR : Türkiye Savaşa Karşı

ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, ‘Sadece AK Parti değil, tüm Türkiye’de savaş ve şiddet yanlılarının oranı yüzde 3-5 aralığında. Daha önce Mavi Marmara krizi sırasında ‘İsrail’le savaşalım’ diyenlerin oranı da böyleydi. Bırakın başka bir ülkeyle savaşı, PKK ile mücadele konusunda askeri çözüm yanlıları bile yüzde 20’yi geçmez. Pilotların babalarının sözleri tüm Türkiye’nin aritmetik ortalaması’ diyor.

AKP  için yaptığı anketlerle tanınan ANAR’ın Genel Müdürü İbrahim Uslu, sadece AK Parti tabanı için değil; tüm toplumun savaş karşıtı olduğu değerlendirmesini yapıyor. Uslu’nun Akşam’dan Şenay Yıldız’a yaptığı değerlendirmeler şöyle:

– AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ‘Bizim tabanımız ‘Ordu Şam’a’ diyen bir taban değil. Bizim Suriye halkıyla kapışmamızın doğru olmadığı daha önce yapılan anketlerle ortaya çıkmıştı’ diyor. Bu anketleri yapan kişilerden biri olarak, bulgularınızı anlatır mısınız?

Bu olaylar patlak vermeden önce yaptığımız anketlere göre, Türk halkının Suriye ile ilgili herhangi bir tedirginliği, korkusu yok. Esad’ın kötü olduğunu, halkına zulüm yaptığını düşünüyor ama Suriye’yi bir tehdit olarak görmüyorlar. Bu nedenle, Suriye ile ilişkilerin sertleşmesi, dozajının artmasına da çok sıcak bakmıyor. ‘Serinkanlı olalım’ şeklinde bir tutumu vardır. Sayın Hüseyin Çelik de ondan bahsediyor. Yani Türk halkı bu olay öncesinde de hiçbir zaman ‘Suriye halkına savaş açalım, haddini bildirelim’ demiyordu. ‘Tamam, Suriye halkına destek verelim, orada zulüm yapılıyor ama gerilimi tırmandırmayalım’ gibi bir tutum vardı.

SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞINI CİDDİYE ALMAYIN

– İsrail’le yaşanan gerilim sürecinde yaptığınız çalışmalara atfen de yüzde 3-5 aralığı geçerli mi?

Tabii, Mavi Marmara sonrası yaptığımız çalışmalarda silahlı müdahale isteyenlerin oranı buydu. İnsanlar lanet okuyordu, ama aklıselimle davranıyorlardır. Geri kalan, ekonomi-diplomasi gibi yöntemlerle karşılıktan yanaydı. Veya Fransa’nın Ermeni tasarıları karşısında oranlar böyle idi. Türk halkı siniri bozulduğu zaman öyle hemen silaha sarılmak isteyen bir toplum değil. İstanbul’da 300-500 kişi bir araya gelip, ‘Ordu Şam’a diye slogan atsa bu çok büyütülür. Ama 13-14 milyonluk bir şehirde 300 kişidir bunlar. 10 binde binlerle nitelendireceğimiz oranlardır. Onun için bunların görünür olması bizi yanıltmasın. Türkiye oldukça fazla savaş tecrübesine sahip zaten. Hepimiz bir şekilde ya savaş yaşadık, ya savaş hikayeleri dinledik. Ben 47 yaşındayım, Kıbrıs savaşını yaşadım. Veya insanlar Güneydoğu’da yaşananların ne kadar kötü bir şey olduğunu görüyor. Her ne kadar düzenli savaş olmasa bile, çatışmanın ne kadar kötü olduğunu görüyor. Zaten dünyanın hangi milleti savaş ister ki? Siyasetin gerekleri bazen bunu zorunlu kılıyor ama dünyanın hiçbir yerinde insanlar savaş istemez. Toplumdaki sıradan, işinde, gücünde insan için savaş çılgınca bir şey. Savaş isteyenler marjinal, maceraperest… Ama toplumun geneli tüm ülkelerde olduğu gibi bizde de savaş istemez.

CHP VE MHP SEÇMENİ DE AKLISELİM

– Çelik’in söylediği gibi, özellikle sosyal medyada ‘Milli onurumuza ne oldu?’ gibi söylemlerle savaş çığırtkanlığı yapan insanlar görüyoruz. Siz bu kişilerin oranını yüzde kaç diye tahmin edersiniz daha önce yaptığınız anketlerden yola çıkarak? Bu kitle bir parti tabanının yansıması mı?

Hayır, partilerin tabanları da çok serinkanlı ve aklıselim insanlardan oluşuyor. Hiçbir partinin tabanı için ‘savaş yanlısıdır’ diyemezsiniz. En milliyetçi partilerin seçmeni bile oldukça serinkanlı ve aklıselim davranıyor. Daha önce de Türkiye’yi sıkıntıya sokan hadiseler olduğu zaman yaptığımız araştırmalarda Türkiye’nin doğrudan asker kullanması, silahlı mücadeleye girmesini isteyen insan sayısı yüzde 3’ü, 5’i geçmiyordu. MHP ve CHP seçmenlerinde de son derece aklıselim bir yaklaşım var. Savaş yanlıları, öyle bir parti temelinde değil. Çoğunun bir partinin seçmeni olma titri dahi yok, marjinal insanlar. Bugün gazete ve televizyonlarda pilotların babalarıyla konuşulmuş. Onların sükuneti ve duruşu aslında Türk halkının aritmetik ortalamasını temsil ediyor. ‘Bir değil, 50 uçak da düşse; bir değil, 50 pilot da şehit olsa savaş açılmaz’ diyor. Evladını kaybetme endişesi olan bir babanın duruşu bu, düşünün artık. Türk halkının da geneli böyle duruyor. Zaten öncesinde de ‘Esad kötü, halkına zulüm ediyor ama biz sakin olalım’ diye bir duruş vardı. Ben burada da aynı yaklaşım var diye tahmin ediyorum.

Kaynak: 

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.