logo

AKP’nin Suriye politikası uçak düşürdü

TSK’ya ait “keşif uçağı”nın Suriye tarafından düşürülmesinin ardından uçak ve pilotları arama çalışmaları devam ediyor. Bir yandan da Ankara’da art arda gerçekleşen “olağanüstü” toplantılarla Suriye’ye verilecek yanıt tartışılıyor. Ancak Türkiye kamuoyu henüz uçağın neden Suriye karasularına geçtiği sorusuna bile yanıt alabilmiş değil.

Siyasi partilerin konuya dair açıklamalarından sonra uluslararası ilişkiler uzmanları, akademisyenler ve gazetecilerle süreci değerlendirdik.

İHLAL VARSA SAVUNMA HAKKI DA VARDIR

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dr. Faruk Alpkaya: “Bir savaş uçağı bir ülkenin hava sahasını ihlal ederse o ülkenin kendini savunma hakkı vardır. Bu savunma hakkını o ülkenin nasıl kullanacağına ancak o ülke karar verebilir. Eğer söz konusu uçak, uçaksavar ile ya da alçak irtifa füzeleri ile düşürülmüşse, o silahların menzili 5 kilometre kadardır. Dolayısıyla, düşürülen uçak hem alçaktan uçuyor olmalı, hem de karaya çok yakın olmalı. Bu da açık bir tehdit olarak algılanmasına yol açmış olabilir. Bu işin teknik boyutu.Bir de siyasi boyutu var. Türkiye açıkça Suriye’ye karşı hasmane bir tutum izliyor. İran ve Rusya bu tür bir tutuma cevaz vermeyeceklerini açıkça belirttiler. Dolayısıyla, olayın siyasi boyutuna baktığımız zaman, bu eylemi yalnızca Suriye’nin kendini savunması olarak değil, İran ve Rusya’nın desteğinin bir sonucu olarak algılamak gerekir. Osmanlı İmparatorluğu, bu iki güç karşısında iki farklı politika izlemişti tarih boyunca. İran ile temkinli bir ilişmezlik politikası izlerken, Rusya karşısında sürekli geri çekilmek zorunda kalmıştı. Bu iki güce karşı Türkiye’nin kendi başına bir şey yapabilmesi olası görünmüyor. Ancak ABD ve NATO’nun ortak tavrı ile bir şey yapabilir. NATO’nun böyle bir şey yapması ise neredeyse imkansız gibi şu günlerde. Bu noktada barışın sesini yükseltmek büyük önem taşıyor.”

UÇAĞIN NEDEN GİTTİĞİ AÇIKLANMALI

Gazeteci Hüsnü Mahalli, öncelikle TSK’nin uçağının Suriye hava sahasında neden gittiğini açıklamasının gerektiğini belirtti.Yanlışlıkla mı yoksa başka nedenle mi gittiğinin netleşmesi gerektiğini yineleyen Mahalli, “Uçağın düşürüldüğü yer Antakya’ya yakın bir yer. Suriye’den gelenlerin kamplarının kurulduğu yer. Bu kamplardan gidip Suriye’ye silahlı saldırı yapıp geri gelen militanlar var. Bunu ben söylemiyorum, New York Times yazdı geçenlerde. Haliyle Suriye’nin bütün dikkatleri bu bölgenin üzerinde. Bir yıl içinde Türkiye Suriye ilişkileri gerginleşmiş durumda. Türkiye Suriye için düşman ülke haline geldi. Türkiye’den kalkan bir uçak Suriye karasularına kadar giderse Suriye de bunu vurur” dedi. Bir yıl öncesine kadar Suriye’nin Türkiye için dost ve kardeş ülke olduğunu da hatırlatan Mahalli, hükümetin yürüttüğü Suriye politikasına değinerek, Suriye’yi işgal edecek konuma kadar geldiği ve bunun içinde destek aradığını da belirtti. Uçağın düşürülmesine kadar gelen sürecin Hükümetin yürüttüğü politikaların bir neticesi de olduğunu ifade eden Mahalli, basında yapılan savaş tantanalarına da tepki gösterdi. Mahalli, uçağın düşmesinden hemen sonra pilotları kurtarmak için iki ülkenin ortak hareket etmesinin ve Türkiye ile Suriye arasında telefon görüşmelerinin yapılmasını da olumlu olarak değerlendirdi. Yaşanan gerilimin önümüzdeki günlerde Cenevre’de İran, Rusya’nın da katılacağı toplantıdaki görüşmelere göre Türkiye ve Suriye’nin görüşmelerinin de ona göre şekilleneceğini söyledi. Mahalli, toplantıdan Suriye ve Türkiye arasındaki gerilimi azaltabilecek görüşmelerin de olabileceğini belirtti.

UÇAĞIN DÜŞÜRÜLME KOŞULLARI YARATILDI

Yazar Erdoğan Aydın: Çok net bilgi olmamakla birlikte konuyu aydınlatmaya kavuşturmak için iki net bilgi söz konusu. Biri düşürülen uçak gözetleme uçağıdır. Yani casusluk uçağı Suriye hava sahasında düşürüldü. Türkiye Cumhuriyeti, Suriye rejimine karşı ayaklanan muhaliflerin dünyada belki de tek fiili destekçisi durumunda. Bunlar elimizdeki iki veri. Bu iki veri dikkate alında uçağın düşürülmesinin adete koşulları bulunmaktadır. Öncelikle bu durumu savaş nedeni olarak tartışmak yerine Hükümetin Suriye politikasının gözden geçirilmesi gerekir. Ve bu politikadan geri çekilmeli. Aksi takdirde Türkiye’den de olmak üzere çok sayıda genç yurttaşın ölme tehlikesi var. İçinde olduğumuz Ortadoğu ve Arap dünyasının savaş riski kapımıza dayanmıştır Suriye’nin Türkiye’nin gözetleme uçağının düşürülmesinin hemen akabinde Suriye’ye yüklenerek destek bulma arayışı şu ana kadar resmi ve gayri resmi görüşmelerden Türkiye’nin beklentisinden tümüyle uzaktır. ABD ve BM’nin, olayın net olarak açığa çıkarılması yönündeki açıklamaları ve herhangi bir saldırı şeklinde spekülasyon geçerli değil. Türkiye’nin Suriye topraklarına tecavüzü söz konusudur. NATO’nun 5. maddesine göre NATO üyesi ülkenin topraklarına saldırı yapılması durumunda NATO’nun devreye gireceği belirtilmekte. Bu realite içinde Türkiye’nin destek alması mümkün değil. Bu yanlış politikalar yerine gerekli diplomatik görüşmelerin barış eksenli bir yerden götürülmesi gerekir. Aksi durumda bölgenin geneline yayılma ihtimali olan bir savaş tehlikesiyle karşı karşıyayız.

SURİYE TÜRKİYE’Yİ DÜŞMAN GÖRÜYOR

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Erhan Keleşoğlu: “Eğer bu olay Suriye’nin hava sahasında olduysa, esas mesele bu keşif uçağı Suriye hava sahasında ne yapıyordu? Hava sahası ihlali söz konusu olduğu zaman uçak uyarılır, terk etmezse bir uçak kaldırılırdı. Ama burada uçak direkt düşürülmüş. Bu da Suriye’nin Türkiye algısıyla alakalı. Suriye, Türkiye’nin düşmanca davrandığını düşünüyor.”

Kaynak: 

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.