logo

14 Haziran 2012

Yeşil Binaların Özellikleri / Su Verimliliği


admin
medyainfo@gmail.com

Yazar 

Dünyamızın geleceğine ilişkin en büyük kaygılardan biri, nüfus artışı, bilinçsiz tüketim, kuraklık ve kirlenmeyle oldukça azalan temiz suya ulaşmak yönünde. Dünya nüfusunun altıda birinin temiz suya ulaşamadığı ve kentlerdeki su tüketiminin tamamına yakını binalarda gerçekleştiği düşünüldüğünde, yeşil bir bina için su tasarrufu sağlamak kaçınılmaz bir kriter olarak karşımızda duruyor.

Yeşil binalarda su tasarrufu, enerji tasarrufu sağlamaya göre daha ekonomik ve basit tedbirlerle sağlanabiliyor. Binalarda su verimliliğini iç mekanlarda ve dış mekanlarda sağlayabilmek mümkün. Firmalar ekolojiye duyarlı vizyonlar geliştirdikçe, teknoloji bu yönde kullanılıyor, ürünler daha sürdürülebilir tasarlanıyor. Banyo ve mutfaklarda çift kademeli rezervuarlar, susuz hijyen sağlayan pisuvarlar, düşük akımlı bataryalar, sensörlü armatürler, debi regülatörleri, muhtelif kartuşlar ve su ihtiyacını azaltacak şekilde kendi kendini temizleyebilen klozet, lavabo ve hatta seramik karoların envai çeşidini piyasada bulmak mümkün. En önemlisi de, bu ürünlerin mevcut sisteme, sistemin yaşam döngüsünün herhangi bir aşamasında adapte edilebiliyor olmaları ve yeşil tasarımlarda çokça karşılaştığımız “ilk yatırım maliyeti”ne sahip olmamaları. İç mekanlarda su tasarrufunu sağlamak, beyaz eşya seçimiyle de mümkün. Su tasarrufu sağlayan çamaşır ve bulaşık makinelerini hemen her markada bulabiliyoruz. Firmalar bu konuda adeta yarış halindeler.

Ürün tercihlerinin yanısıra, yenilenebilir kaynaklara yönelmek su verimliliği için inanılmaz etkiler sağlıyor. Küvet, lavabo ve duştan gelen ve gri su olarak adlandırdığımız suyun (bir evde kullanılan suyun %80′inin gri su olduğu biliniyor) arıtıldıktan sonra çamaşır makinelerinde, tuvalet rezervuarlarında, peyzaj sulamasında, genel temizlikte kullanılabilmesi mümkün. Yağmur suyu, doğanın bize bedelsiz olarak sunduğu ve arıtıldığında içme suyu olarak bile kullanabileceğimiz bir kaynak olarak değerlendirilmeyi bekliyor. Yağmur suyunu doğrudan peyzaj sulamasında kullanmak mümkün.

Geçtiğimiz hafta Dünya Su Günüydü. Suyun tükenmemesine ilişkin kişisel sorumluluk hissiyle ve ufak değişikliklerle yapabileceğimiz çok şey var. Bugün itibariyle;

-Her 15 saniyede bir çocuk, temiz suya ulaşamamaktan kaynaklı hastalıklardan hayatını kaybediyor.
-Ortalama bir Afrikalı ailenin günlük su kullanımı yaklaşık 18,5 litreyken, bu miktar Amerikan ailesi için 375-650 litreye çıkıyor.
-Milyonlarca kadın ve çocuk, suya ulaşabilmek için her gün saatlerce yürüyor.
-Dünyadaki hastalıkların yarısından fazlası kirli sudan kaynaklanıyor.
-Dünyadaki 2,6 milyar insanın duş veya tuvalet imkanı bulunmuyor. (1)

(1) http://www.concernusa.org/gcc/media/pdf/Water.pdf

Kaynak: 

Yazar 

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ONLAR HEP GÜLÜYOR

    08 Ağustos 2017 İnsan, Köşe Yazıları, Manşet

    Bir mücadele düşünün; kavganın güzelliğinde, güzellik kattılar kendilerine. Semih- Esra Özakça çifti ve Nuriye hocamız. Onurlu bir kavganın üç direngen insanı. Talimatlarla yapılan bir işte ‘’Adalet’’ aranır mı? diye haykırıyor Semih abi, eşine yazdığı mektubunda. Türkülerin ne güzel, sesin ne güzel deyişi hiç mi acıtmadı vicdan’ınızı ?  Ya eşyalarını dolaba yerleştirirken Esra’sının polarını bulması ve kendi kokusu sinmesin diye üşüse de giyememesi ya da doyasıya koklayamaması, hiç mi ürpertmedi içinizi ? Ömrüm kendine dirençli ve inanç...
  • Kitap Film Uyarlaması 6: The Sound and the Fury

    08 Ağustos 2017 Edebiyat, Kitapkurdu vs Sinefil, Köşe Yazıları, Manşet, Sinema

    Kitap: The Sound and the Fury - William Faulkner (1929) Film: The Sound and the Fury - Martin Ritt (1959) The Sound and the Fury - James Franco (2014) Faulkner'ın başyapıtı sayılan The Sound and the Fury'nin ve bilinçakışı tekniğiyle yazılan diğer bilimum romanın sinemaya uyarlanmasının her zaman içim imkansız olduğunu düşünürüm. The Sound and the Fury konusu itibariyle çok da ahım şahım bir şey olmasa da yazım stili açısından takdire şayan. Kitap ilk olarak zihinsel engelli Benjy'nin gözünden anlatılarak başlar, ardından bunalımla...
  • Altay için yeni bir sezon yeni bir heyecan

    07 Ağustos 2017 Güncel, Köşe Yazıları, Manşet, Spor

    2017-2018 SEZONU ALTAY VE DİĞERLERİ Geçen sene zor bir yıl oldu bizim için önce sapır sapır hoca değişikliği sonra gelen 20 maçlık yenilmezlik serisi ve sezon sonunda gelen play-off şampiyonluğu yine bizleri heyecanlandıran ve yeniden hayal kurmamızı sağlayan bir sürece itti. Evet geçen sene zor bir süreçti. Yeni bir yönetim yeni bir oluşum start verdi, Türkiye’ nin her yerinde spor okulları projesi, alttan gelen takıma birkaç dokunuş ve zamanında ödenen paralar ile ivme kazandı takım, belki zor bir yıldı ama yüzümüzün akı ile şampiyonl...
  • Cinsel Devrim

    02 Ağustos 2017 Araştırma, İnsan, Kadın, Köşe Yazıları, Manşet

    Cinsel Devrim; feminist hareket içerisinde yer alan 60'lı ve 80'li yılları kapsayan ve o yıllar arasında gerçekleştirilmiş olan bir hareket. Bu devrim sadece kadınları değil eşcinselleri de kapsar. Avrupa ( İsveç) ve Amerika ( San Fransisco) bu hareketin ilk adımlarının atıldığı ve kısa zamanda tüm dünyaya yayılmasında öncülük eden iki şehir olarak tarihe geçti. 68 kuşağı ya da 68 ruhunun gerçekleştirmiş olduğu bir harekette 68 ruhu, toplumdaki bütün adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri reddetti. Kadınların cinsel anlamda da özgür olmaları gerekt...