logo

07 Haziran 2012

“Demokratik” üniversitelerin bilançosu

Üniversitelerdeki AKP demokrasisi soruşturmalara yansıdı; binlerce üniversiteliye soruşturma açılmış, uzaklaştırma verilmiş

AKP iktidarının demokrasi ve özgürlük söylemleri her geçen gün inandırıcılığını hızlı bir biçimde yitiriyor. Üniversitelerdeki demokrasi sorununu yeniden ortaya çıkaran son veriler, AKP’nin rektörleri ve dekanları aracılığı ile yarattığı üniversite anlayışını tüm çıplaklığı ile gösteriyor. Açıklanan son verilere göre son 12 yılda üniversitelerde 49 bin öğrenciye soruşturma açıldı. 35 bin öğrenciye çeşitli cezalar verildi. Açıklanan verilerden anlaşılacağı üzere soruşturmaların ve cezaların artmasında üniversitelerdeki AKP döneminin etkisi dikkat çekiyor.

2000-2012 arasında 13 bin öğrenciye uzaklaştırma

Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre üniversite öğrencileri hakkında 2000’den bu yana toplam 48 bin 628 disiplin soruşturması açıldı. Disiplin soruşturması açılan öğrencilerden 34 bin 818’ine çeşitli disiplin cezaları verilirken 598’i süresiz olmak üzere 12 bin 939 öğrenci okuldan uzaklaştırıldı. Milletvekili Veli Ağbaba’nın Bilgi Edinme Yasası kapsamında yaptığı başvuru üzerine açıklanan veriler 144 üniversiteden alındı. Açıklanan veriler sayısal olarak çarpıcılığı ile dikkat çekerken üniversite öğrencilerinin demokratik haklarını kullandıkları her eyleme soruşturma açıldığı ve üniversitelilerin uzaklaştırma cezalarına maruz kaldığı bir kez daha ortaya çıktı.

Soruşturma ve cezalar AKP döneminde arttı

Üniversitelerde basın açıklaması, boykot, afiş asma, film gösterimi yapma, sergi açma gibi demokratik hakkın kullanımı sonrasında üniversitelilerin uzun yıllardır çeşitli baskılara maruz kaldığı bir gerçektir. Üniversitelilerin baskı olarak sıklıkla karşılaştıkları uygulamaların başında disiplin soruşturmaları, uyarı, kınama, bir ay, bir dönem, iki dönem ve okuldan atmaya kadar varan uzaklaştırma cezaları geliyor. Üniversiteliler yıllardır bu baskı aygıtı ile karşı karşıya kalırken açıklanan veriler AKP iktidarı döneminde bu baskının aşırı bir biçimde yoğunlaştığını gözler önüne seriyor. Açıklanan verilere göre soruşturmalar ve cezalar AKP’nin iktidara geldiği 2002’den bu yana sürekli artış gösteriyor. 2003 yılında 3 bin 19 soruşturma açılırken 2004 yılında 3 bin 553, 2005 yılında 3 bin 625, 2006 yılında 4 bin 27, 2007 yılında 4 bin 194, 2008 yılında 4 bin 444, 2009 yılında 5 bin 308, 2010 yılında 6 bin 1 ve 2011 yılında ise 5 bin 871 olarak gerçekleşti. Bu sayısal veriler veriler göz önünde bulundurulduğunda AKP’nin disiplin soruşturmalarındaki etkisi yadsınamaz. AKP iktidarı üniversitelere dönük siyasal müdahalesini kapsamlı olarak YÖK Başkanlığına 2007 yılında Fethullahçı Yusuf Ziya Özcan’ı atayarak başlatmıştı. Açıklanan verilere göre özellikle Yusuf Ziya Özcan’ın YÖK koltuğuna oturması ve AKP’li isimleri rektör ve dekan olarak ataması ile üniversitelerdeki soruşturma ve cezaların arttığı görülüyor.

Displin soruşturmalarının sonucunda ise 34 bin 818 öğrenciye disiplin yönetmeliği kapsamında kınama, uyarı, okuldan uzaklaştırma gibi çeşitli cezalar verildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre 12 yıl içinde kınama cezası verilen öğrencilerin sayısı 8 bin 953 iken en fazla kınama cezası 971 öğrenciyle 2010 yılında verildi. Uyarı cezası alan öğrencilerin sayısı ise 12 bin 926 olduğu açıklandı. Verilerde uyarı ve kınama cezalarının dışında uzaklaştırma cezalarının yüksek olması dikkatlerden kaçmıyor. Verilere göre uzaklaştırma cezası alan öğrencilerin sayısı toplamda 12 bin 939’dur. Ceza alan üniversitelilerden 9 bin 824’üne bir dönem, 2 bin 527’sine ise iki dönem ceza verildi. Diğer taraftan 2000-2012 yılları arasında 598 öğrenci üniversiteden atıldı. MEB’in açıklamasına ve YÖK’ün disiplin yönetmeliğine göre üniversiteler hakkında şu suçlamalar nedeniyle disiplin soruşturmaları açıldı ve cezalar verildi: “Kütüphaneden izinsiz kitap çıkarmak, Kürtçe ders okutulması talebi, kütüphaneye kitabın iadesinin yapılmaması, izinsiz dergi dağıtmak, izinsiz pankart, döviz açmak, gösteri yapmak, YÖK’ü protesto etmek, izinsiz bildiri okumak, koşu törenine katılmamak.

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya dönemi: Soruşturmalar ve cezalar artıyor

Bilindiği üzere YÖK başkanlığına Gökhan Çetinsaya’nın atanması ile birlikte YÖK’te reform tartışmaları yeniden gündeme geldi. Gökhan Çetinsaya’nın YÖK koltuğuna oturduktan sonra ilk açıklamalarının arasında YÖK’ün 12 Eylül darbesinden kalan disiplin yönetmeliğinin değiştirilmesi hedefi olduğu vardı. Çetinsaya yaptığı açıklamada yeni bir disiplin yönetmeliği hazırlığı içerisinde olduklarının haberini vermişti. ‘demokrat’ bir görüntü çizmeye çalışan Gökhan Çetinsaya’nın 6 aylık başkanlığı döneminde Türkiye genelinde onlarca öğrenciye disiplin soruşturması açıldı ve uzaklaştırma cezaları verildi.

Sadece İstanbul Üniversitesinde Ocak ayından bu yana 100’ün üzerinde üniversiteliye benzer nedenlerle (afiş/pankart asmak, okulda siyasi faaliyette bulunmak, eyleme katılmak…) disiplin soruşturması açıldı. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde banka kartı uygulamasına karşı eylemler gerçekleştiren üniversitelilere yakın zamanda çok sayıda soruşturma açıldı ve uzaklaştırma cezası verildi. Banka kartı uygulamasın karşı ilk olarak öğrencilerin bir açıklama yayınlaması sonucunda 2 öğrenciye okuldan atılma, 2 öğrenciye de uzaklaştırma cezası verilmişti. 9 Mart 2012 tarihinde ise bir üniversitelini poşu taktığı için silahla tehdit edilmesi protesto neden üniversitelilerden 65’ine eyleme katıldıkları gerekçesiyle soruşturma açıldı. Soruşturma sonucunda 7 öğrenci okuldan atıldı, 22 öğrenciye 2 yarıyıl, 34 öğrenciye 1 yıl ile 1 ay arasında değişen uzaklaştırma cezalar verildi. Ankara Üniversitesi DTCF’de Nisan ayında ise faşistlerin saldırısına uğrayan üniversitelilerden 10’u süresiz uzaklaştırma cezası verildi.

2012 yılın ilk yarısında üniversitelerin bahar döneminde öğrencilerin demokratik haklarını kullanırken maruz kaldığı disiplin soruşturmalarının ve verilen cezaların örneklerini artırmak mümkün. YÖK’te reform yalanının ortaya çıktığı bu dönemde üniversitelerdeki soruşturmalar ve cezaların yoğunluğu AKP’nin üniversitelerdeki ‘ileri demokrasi ‘ gerçeğini gösteriyor. MEB’in açıkladığı veriler ve üniversitelerdeki son altı aydaki tablo göz önüne alındığında üniversitelerde demokrasi ve özgürlük düşmanlığı AKP’li rektörler, dekanlar ve üniversitelerde yetkileri artırılan ÖGB’ler ve polisler aracılığı her geçen gün artıyor.

YÖK’te reform hazırlıkları yapan ve disiplin yönetmeliğini değiştirme yönünde hazırlıklar yaptığı açıklayan YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya’ya karşı Öğrenci Kolektifleri’nin talepleri net ve açık.

  • YÖK’te reform olmaz, YÖK kaldırılsın. YÖK’ün disiplin yönetmeliği kaldırılsın.
  • Soruşturmalar geri çekilmeli ve cezalar iptal edilmelidir.
  • Demokratik bir üniversite için üniversitelilere söz, yetki ve karar hakkı verilmelidir.
Kaynak: 

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.