logo

18 Mayıs 2012

Kadın avukatların Fethiye isyanı

Farklı barolara bağlı kadın avukatlar, Fethiye Toplu Tecavüz Davası’nda, tecavüz sanıklarının avukatlığını yapan Muğla Baro Başkanı Mustafa İlker Gürkan’ı sahiplenen Türkiye Barolar Birliğine (TBB) tepki gösterdi.

196 kadın avukatın imzaladığı ortak basın açıklamasında Gürkan’a verilen desteğin geri çekilmesi istendi. “İnsan haklarını gözetmek ve işlerlik kazandırmak görevi olan baroların; biz kadın avukatların takip ettiği onlarca davayı, bu ülke topraklarında kadınların verdiği onca mücadeleyi ve kadınların yargı süreçlerinde maruz kaldığı mağduriyetleri görmezden gelerek, Fethiye davası karar duruşması öncesinde yaptıkları basın açıklamalarını geri çekmeye çağırıyoruz” denildi.

Açıklamada, TBB nezdinde Gürkan’ı savunan açıklamalar yapan tüm Barolara seslendiklerini belirterek, “Bu davayı biz kadın avukatlar ve kadın grupları olarak 5 yıldır takip ediyoruz. Türkiye Barolar Birliği ve Muğla Barosu Kadın Komisyonu, İzmir Barosu Kadın Komisyonu da davaya müdahale talebinde bulundular ancak ne acıdır ki bu dava Baronuzun/Birliğin gündemine Mustafa İlker Gürkan vesilesiyle girdi. Oysa kadın kurumlarının özel bir önem vererek takip ettiği bu davada, davanın başından itibaren, kadına yönelik suçlarda kadından yana taraf olarak, söz söylemenizi beklerdik” denildi.

BU DAVANIN ‘KAHRAMANI’ GÜRKAN

Ortak basın metninde Fethiye Davası boyunca yaşananları hatırlatan kadın avukatlar, “Soruşturma aşamasında Savcılığın, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun Raporu olmasına rağmen, müvekkilimizin şikayet ve beyanlarını doğrulayacak delilleri toplamadan, kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiş, dava ancak Adalet Bakanlığının yazılı emri üzerine Yargıtay tarafından verilen karar sonrasında açılabilmiştir. Deliller ancak 3 yıl sonra kovuşturma aşamasında toplanmaya başlanmış, sonuçta sanıklar delil yetersizliğinden beraat etmiştir” dediler.

Dava süresince Muğla Baro Başkanı Mustafa İlker Gürkan’ın baştan itibaren bu ön yargılı tutuma ortak olduğunu, hatta bizzat tecavüze uğrayan kadına yönelik ön yargıların oluşmasının ilk elden “kahramanı” olduğunu vurgulayan avukatlar, “Müvekkilimizin tüm özel hayatını, anne babasının boşanmış olmasından, kullandığı ilaçlara kadar didik didik etmiş, yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle böyle bir suç uydurduğunu ima etmiş, tanık sıfatıyla dinlenecek olan annesini tehdit etmiş, bununla da yetinmemiş müvekkilimizin sol siyasi yapılara üye olmasını, çeşitli gazete ve dergilere cinsel şiddet suçları ile ilgili yazılar yazmasını bir savunma argümanı haline getirerek, Mahkeme nezdinde beyanların geçerliliğini çürütmeye çalışmıştır” dediler.

‘DESTEĞİNİZİ GERİ ÇEKİN’

Muğla Barosu tüzel kişiliğini de temsil eden, demokrasi ve insan haklarını savunmakla görevli Muğla Barosu Başkanının, Fethiye’nin önde gelen kişilerinin cinsel saldırı suçlaması ile yargılandığı bu davada sanıkların savunmasını üstlenerek, kadını erkek karşısında güçsüz ve savunmasız bırakan mekanizmaya katkı sunduğunu vurgulayan avukatlar, “Toplum tarafından lanetlenen bir eylem olan tecavüz suçundan yargılanan sanıkların bu suçu işlemiş ol-a-mayacağı algısını pekiştirmiş ve hem mahkeme hem de toplum nezdinde sanıkların daha da güçlenmesine neden olmuştur” diyerek,  bir baro başkanının Fethiye gibi küçük bir ilçede böylesi bir suçtan yargılanan sanıkların avukatlığını yapmasının sanıklar lehine avantajlar yaratacağı gerçeğini görmezden gelerek söz üretmenin samimi olmadığına dikkat çektiler.
Barolara, Gürkan’a yaptıkları desteğin geri çekilmesi çağrısı yapılan açıklama şöyle devam etti: “Nasıl ki bir eski Adalet Bakanının Sivas davası sanıklarının avukatlığını yapmasından rahatsızlık duyuyor isek, ‘Demokrasi ve insan haklarını’ savunmakla görevli Muğla Barosu Başkanını bu davada sanık avukatı olarak görmekten de, kadınlara yönelik suçları meşrulaştıracak/önemini/ağırlığını azaltacak her girişimden, her açıklamadan da aynı şekilde rahatsızlık duyuyoruz. Bugüne kadar bu rahatsızlığımızı kimsenin kişilik haklarına saldırmadan, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında dile getirdik, bundan sonra da dile getirmeye devam edeceğiz.

Ancak duruşma salonunda meslek ilke ve kurallarını hiçe sayarak sesini yükselten ve hakaretamiz sözler sarf eden Av. Mustafa İlker Gürkan, Fethiye davasının avukatlarından olan Av. Candan Dumrul’u Ankara Barosuna şikayet ederek, ne kadar ‘demokrat’ ve ‘özgürlükçü’ olduğunu göstermiştir.

Bu basın metni ile avukatlık kanunu gereğince `insan haklarını gözetmek ve işlerlik kazandırmak görevi olan baroların; biz kadın avukatların takip ettiği onlarca davayı, bu ülke topraklarında kadınların yaşama hakkı başta olmak üzere, bedensel ve ruhsal bütünlüğü için,  hukuk mercilerine etkili başvuru hakkı için, ekonomik ve sosyal hakları için verdiği onca mücadeleyi ve kadınların yargı süreçlerinde maruz kaldığı mağduriyetleri görmezden gelerek, Fethiye davası karar duruşması öncesinde yaptıkları basın açıklamalarını geri çekmeye çağırıyoruz.”

Kaynak: 

Etiketler: » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.